Etiket arşivi: TAZİYE MESAJI

TAZİYE MESAJI : Osman Türkoğuz Komutanımız hakkın rahmetine kavuşmuştur. Yakınlarına ve TS K’ya sabır, merhuma rahmet dileriz.


Değerli Yurtseverler,

Saygıdeğer milliyetçi büyüğümüz Osman Türkoğuz Komutanımız hakkın rahmetine kavuşmuştur. Yakınlarına ve TSK’ya sabır, merhuma rahmet dileriz.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

Reklamlar

DUYURU : FİDEL CASTRO’NUN ÖLÜMÜ NEDENİYLE KÜBA BÜYÜKELÇİLİĞİNE TAZİYE MESAJI GÖNDERDİK


Değerli Yurtseverler,

Hakkında kim ne derse desin, dünya önemli bir devrimciyi kaybetti. Hakkında, kimileri işkenceci olduğunu, zalim bir diktatör olduğunu söyleyebilir. Haklıdır da. Çünkü, onun yaşadığı dönemde hayat zordu. Hayatta kalmak için ya ölmek yada öldürmek zorundaydınız. Zayıflara yer olmayan bir dönemin eseridir Fidel.

Ama şu konuda herkes sanırız hemfikirdir. Tarihteki en etkin ANTİ EMPERYALİST ve ANTİ AMERİKANCI kişi Fidel Castro’dur. Onun ölümü ile bir devir resmen kapandı. Artık YENİ DÜNYA DÜZENİ başlıyor.

Fidel’in vefatı üzerine biz de bir taziye mesajı gönderdik KÜBA BÜYÜKELÇİLİĞİ’ne. Mesajın türkçe metni aşağıda.

Saygılarımızla,

Yusuf Özbek

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU YÖNETİCİSİ

KÜBA BÜYÜKELÇİLİĞİNE GÖNDERDİĞİMİZ TAZİYE MESAJININ TÜRKÇESİ

Sayın Büyükelçi,

Küba Devleti Başkanı Fidel Castro’nun vefatından dolayı çok üzgünüz. Sayın Başkan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bir hayranıydı. Siyasi faaliyetlerinde hep onu örnek aldı. Bu yönü ile Türkiye-Küba ilişkilerinin gelişmesinde büyük bir katkısı vardır. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça hep hatırlayacağız.

Saygılarımızla,

TAZİYE MESAJI /// VİDEO : ATATÜRK’ÜN BİR SANATÇI EVLADI DAHA AYRILDI /// Gönül Ülkü Özca n Cenaze Töreni


ATATÜRK’ÜN İKİ SANATÇI EVLADI BUGÜN YOKLAR. ONLAR TÜRK SANATININ MEDAR-I İFTİHARIYDILAR. AYDINDILAR, DEVRİMCİYDİLER, ÖNDERDİLER. BUGÜN GAZANFER ÖZCAN’I VE EŞİ HANIMEFENDİ GÖNÜL ÜLKÜ ÖZCAN’I SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ. TOPRAKLARI BOL, MEKANLARI CENNET OLSUN.

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=JlNEvMzJLKU&feature=em-subs_digest

TAZİYE MESAJI : YURTSEVERLERİN PİRİ GAZETECİ AĞABEYİMİZ ALTEMUR KILIÇ’A RAHMET, AİLESİNE SABIR DİLERİZ


Altemur Kılıç son yolculuğuna uğurlandı

Kılıç için Levent Camisi’nde kılınan cenaze namazına Başbakan Yardımcısı Türkeş ile çok sayıda kişi katıldı

Atatürk’ün yaveri ve silah arkadaşı Kılıç Ali’nin gazeteci ve diplomat oğlu Altemur Kılıç’ın cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kore gazisi olan Altemur Kılıç için Levent Camisinde askeri tören düzenlendi. Kılıç’ın Türk bayrağına sarılı tabutunun üzerinde fotoğrafı yer alırken, tabutun başındaki bir asker de Kılıç’ın babası Kılıç Ali’nin İstiklal Madalyasını taşıdı.

Namaz öncesi taziyeleri Kılıç’ın eşi Güzide Kılıç ile torunları Murat ve Kemal Muşkara kabul etti.

Kılıç için öğle vakti kılınan cenaze namazına Kılıç’ın yakınları, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş ile gazeteciler Altan Öymen, Oktay Ekşi, Tufan Türenç, Hıncal Uluç ve işadamı Yılmaz Ulusoy, emekli diplomat Onur Öymen, ile Veli Küçük, Kore gazileri ve arkadaşları katıldı.

Cenazeye, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Erdoğan Demirören ve eşi, ADD İstanbul Şubeleri, Hüsamettin-Dilek Cindoruk, Müjdat Gezen de çelenk gönderdi.

"YURTSEVERLİĞİNİ, MİLLİYETÇİLİĞİNİ BIRAKMAMIŞ BİRİDİR"

Başbakan Yardımcısı Türkeş, törende gazetecilere yaptığı açıklamada, Altemur Kılıç’ın gazeteci ve diplomat olmanın ötesinde merhum Kılıç Ali’nin oğlu olması, Cumhuriyet’in ilk dönemini, çocuk olarak yaşamış, birebir gözlemlemiş biri olduğunu anımsatarak, "İleri yaşına, nefesini verdiği son güne kadar yurtseverliğini, milliyetçiliğini bırakmamış biridir. Rahmetli babamın arkadaşı, benim de ağabeyim olan bir insandı. Kaybını üzüntüyle karşılıyoruz. Türk milletinin başı sağolsun." dedi.

Altan Öymen de Altemur Kılıç’ın önemli bir gazeteci olduğunu belirterek, "Sadece gazeteciliğe değil, Türkiye’nin tanıtım faaliyetine de büyük katkılarda bulunmuştur. Basın yayın genel müdürü olarak yurt dışında basın ateşeliklerinde bulunarak, o alanda büyük hizmetler vermiştir. Türk televizyonunun gelişimine büyük katkısı olan bir gazetecidir. Türk basını için ölümü büyük bir kayıptır." diye konuştu.

Oktay Ekşi ise Kılıç ile karşıt görüşlerden olduklarını dile getirerek, "Ama benim gibi ona karşıt görüş sahibi olan insanların çok belirgin olarak tespit ettiği bir şey vardı, medeni bir insandı. İlişkilerimizde hiçbir zaman farklı görüşlerin mensupları olmamız nedeniyle gerginlik söz konusu olmazdı." ifadelerini kullandı.

Altemur Kılıç’ın cenazesi, kılınan namazın ardından askerlerin omuzlarında cenaze aracına taşınarak, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda babasının kabrinin üzerine defnedildi.

ALTEMUR KILIÇ KİMDİR?

ALTEMUR KILIÇ KİMDİR?

1924 yılında Ankara’da doğan Kılıç, Atatürk’ün yaveri ve silah arkadaşı Kılıç Ali’nin oğlu, Türk futbolcu ve Teknik Direktör Gündüz Kılıç’ın kardeşidir. Robert Kolej ve New York New School For Social Research Okulu Siyasal Bilgiler Bölümünü bitiren Altemur Kılıç, uzun yıllar çeşitli gazetelerde muhabirlik, yazarlık, yazı işleri müdürlüğü ve genel müdürlük yaptı. Devlet hizmetinde Washington ve Bonn Büyükelçilerinin Basın Müşavirliği görevlerinde bulundu.

İki kez Basın Yayın Genel Müdürlüğü ve bir defa da TRT’nin kurulması sürecinin başında, Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nın radyo ve televizyonlardan sorumlu danışmanlığını yaptı. Birleşmiş Milletler Sekreteryasının Basın Bölümü’nde uzmanlıktan sonra da UNICEF’in Avrupa Bürosu Enformasyon Bölümü müdürlüğünü yaptı. Birleşmiş Milletler nezdindeki Türkiye Daimi Temsilciliği’nde Orta Elçi olarak bulundu.

1980 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra TRT Yönetim Kurulu ve Türkiye Radyo Televizyon Yüksek Kurulu (RTÜK) üyeliği yaptı. "Turkey and The World" adıyla 1957 yılında Amerika’da, Türkiye’nin dış politikası konusunda yayınlanmış bir kitabının dışında "Titrek Pusula’, "Büyük Kürdistan Küçük Türkiye" ve "Kılıç’tan Kılıç’a Bir Dönemin Tanıklığı" adlı kitapları bulunmaktadır.
Merhuma Allah’tan rahmet ve başta basın dünyamız olmak üzere tüm yurtseverlere sabırlar diliyoruz.

TAZİYE MESAJI : TÜRK AFRİKALI’LARIN GURURU MUSTAFA OLPAK’I KAYBE TTİK /// MEKANI CENNET OLSUN


YILMAZ ÖZDİL : Afro Türk.

1880’li yıllar… Kenya’nın Kikuyu kabilesine mensup yerliler, çamaşır yıkamak için, köylerine yürüme mesafesindeki Hint Okyanusu’nun sahiline inmişlerdi. Göz alabildiğine uzanan kumsal, Avrupalı denizciler arasında “köle kıyısı” olarak tanınıyordu.

Korsanların saldırısına uğradılar. Kaçmaya çalışırken öldürülenler oldu. Zincire vuruldular, zorla gemiye bindirildiler, kamçılana kamçılana ambara indirildiler. Kadın, erkek, çocuk, 100 kadar talihsiz vardı. İbrahim onlardan biriydi. Eşi ve henüz iki yaşındaki oğlu Ahmet’le birlikte yakalanmıştı.

Köle olarak satılmak üzere meçhule doğru yola çıktılar. Kaç gün, kaç gece gittiklerini bilmiyorlardı, sadece su ve kuru ekmek veriliyordu, karanlık, küf ve idrar kokulu ambarda, ayaklarında pranga, birbirlerine sarılarak hayatta kalmaya gayret ediyorlardı.

Girit’e vardılar. Her şeye rağmen, diğerlerine göre şanslı sayılırlardı, çünkü ayırmadılar, ailece sattılar. Resmo’da çiftlik sahibi olan, zengin bir Osmanlı ailesinin malı olmuşlardı. Yıllarca çok kötü şartlarda yaşadılar, en pis, en ağır işlerde boğaz tokluğuna kölelik ettiler.

İbrahim 20 yıl kadar dayanabildi, yorgun ve kırgın kalbi durdu, rahmetli oldu. Ahmet büyümüştü, bir başka köle kızcağızla evlendirdiler.

Takvimler 1908’i gösterirken, Yunanistan Girit’i ilhak etti, çarşı karıştı. Resmo’daki Kandiye’deki çiftlik sahipleri, kölelerini ufak ufak elden çıkarmaya, İstanbul’a satmaya başladılar. Ahmet hariç… Sahipleri son ana kadar ondan vazgeçmedi.

1923… Ahmet’in kızı oldu. Henüz kırkı çıkmamış, adı konmamışken, Lozan antlaşması gereğince mübadele başladı, ailesiyle gemiye bindi, Girit’teki Türklerle beraber anavatana geçti, Ayvalık’a ayak bastı.

Osmanlı kölesi Ahmet… Atatürk Cumhuriyeti’nde eşit yurttaş oldu.

En ufak bir ayrım yapmayan genç Türkiye Cumhuriyeti, sadece bağrına basmakla kalmadı, Ayvalık’ta başını sokabileceği bir ev, geçinebilmesi için zeytin ağaçları da verdi.

Özgür insan Ahmet… Mustafa Kemal’e hissettiği sevgiyi, çocuğuna yansıttı, kırk günlük bebiş kızına “Kemale” adını verdi.

Yıllar yılları kovaladı… Yoksulluk nedeniyle ilkokulu yarıda bırakan Kemale, aile bütçesine katkı için terzinin yanında çalışmaya başladı, meslek edindi. Büyüdü serpildi, mahallenin delikanlısı Mehmet’e gönlünü kaptırdı. Mehmet de Resmo doğumlu, mübadil bir ailenin çocuğuydu. Kemale siyahken, Mehmet sarışın, mavi gözlüydü. Önceleri konu komşuyu boşver, kendi aileleri için bile yadırgatıcı bulundu ama, aşk kardeşim, önünde durabilmek mümkün mü, üç gün üç gece
düğünle evlendiler. Boy boy, dokuz çocukları oldu.

1953… Kemale dört kızdan sonra beşinci çocuğunu dünyaya getirdi, erkekti, gene Mustafa Kemal’den yola çıkarak, Mustafa adını verdiler. Minik Mustafa, sarışın babasına değil, annesine çekmişti, dedesi Ahmet’in adeta genetik kopyasıydı, siyahtı.

Sokakta arkadaşlarıyla oynarken, kimse ona sen farklısın demiyordu ama, o farkındaydı. Merak etmeye, annesine, ninesine sormaya başladı. Arkadaşlarım, babam, herkes beyazken, ben, kardeşlerim, annem niye siyah? Bu soruyu ne zaman sorsa, büyüklerinin gözleri kederle dolar, cevap vermezler, geçiştirirlerdi.

İzmir’e taşındılar. İlkokulu bitirdi, ailenin maddi sıkıntıları nedeniyle devam edemedi, çalışmak zorundaydı, torna tesviye atölyesinde işe girdi. Kitap okumaya inanılmaz meraklıydı, kendi kendisini yetiştirdi. Askerlikten sonra, Halkevleri Derneği’nin aktif üyelerinden biri oldu.

1978… Karabağlar Halkevleri, silahlı sağcı bir grup tarafından basıldı, Mustafa sağ bacağından ve sağ kolundan vuruldu. Ameliyat üstüne ameliyat, ölümden döndü ama, sağ kolu bir daha asla eskisi gibi çalışamadı. Meslek değiştirmek zorunda kaldı, mermer ustası oldu. 12 Eylül darbesinde tutuklandı, suç muç yoktu ama, bir sene yatırıldı.

Hapisten çıktıktan sonra kaleme sarıldı. Hayatını yazmaya karar vermişti. Kendi kendine yönelttiği ilk soru, çocukluğunun sorusuydu: Ben kimim?

Ve, makarayı geriye sara sara, yukarda kabaca özetlediğim, aile ağacının köklerini ortaya çıkardı.

Oturdu, ilk kitabını yazdı:
“Arap Kızı Kemale…”
Annesinin öyküsünü anlattı.
Sonra ikinci kitabı “Köle – Kenya, Girit, İstanbul Kıyısından İnsan Biyografileri”ni yazdı. Bu kitap, Fransızca’ya çevrildi.

Ardından, tüm aile öyküsünü içeren belgesel yapıldı, tarihimizdeki kölelik sistemini anlatan ilk belgeseldi, TRT’nin yanısıra, Fransa’da İngiltere’de ABD’de Kanada’da yayınlandı. Belgeselin adını bizzat Mustafa koydu: “Arap Kızı Camdan Bakıyor!”

Ve Mustafa, yine tarihimizde ilk kez “Afrikalılar Kültür ve Dayanışma Derneği”ni kurdu. 2006 yılında derneğin açılış törenine, UNESCO Köle Yolu Projesi Başkanı bile katıldı. Kıt kanaat imkanlarla faaliyet gösteren bu derneğin çatısı altında mucizevi işler başardı, İzmir’deki konferanslara dünya çapında bilim insanları katıldı, Türkiye farkında bile değildi ama, “Afro Türk” kavramını dünyaya tanıttı.

Geçen sene… Hayatının en büyük ideallerinden birini gerçekleştirdi, İzmir’de Dana Bayramı’nın kutlanmasını sağladı. (Dana Bayramı, dini değildir, kültüreldir, Afrika geleneğidir, kabilenin ileri gelenleri ortaklaşa dana alır, mayısın ilk haftasında kurban edilir.) Afro Türk Derneği’nin Konak belediyesiyle gerçekleştirdiği Dana Bayramı Festivali’nde, Alsancak sokaklarında bir hafta boyunca Afrika rüzgarı esti, Afrika kostümleri, maskeleri, müzikleri ve danslarıyla kortejler yapıldı. Hayvan haklarına saygı gereği, dana kurban edilmedi, hatta kortejde bile gerçek dana yerine, dana maketi kullanıldı. Piknik yapıldı. Paneller yapıldı. Türkiye’nin gene haberi bile yoktu ama… Kanada’dan İsrail’den, kölelik kavramı üzerine dünya otoritesi kabul edilen bilim insanları konuşmacı olarak katıldı.

Şahsi çabalarıyla, adeta tek başına mücadele ederek bu rengarenk bayramın kutlanmasını sağlayan Mustafa, hayatının en mutlu günlerinden birini yaşadı.

Oysa, ağır hastaydı. Dana Bayramı boyunca yüzündeki tebessüm asla eksik olmadı, kimseye belli etmedi ama, amansız hastalığın neredeyse son evresindeydi. Son nefesine kadar çalıştı, didindi, çırpındı, Afro Türk kültürünün tanınmasına katkı sağladı.

Ve maalesef, hafta başında kaybettik Mustafa’yı… Varyant’taki Fatih camisinde kılınan cenaze namazı sonrasında, Paşaköprüsü’nde toprağa verildi. Sessiz sedasız. Türkiye’nin ruhu bile duymadı.

Yavşağın biri olsaydı, inanın hepinizin haberi olurdu. Çünkü haysiyetli basınımız (!) bangır bangır yazardı, ağıt yakarlardı.

Duymak istersiniz diye yazıyorum. Türkiye çok değerli bir evladını kaybetti. Mustafa Olpak… Siyahtı, memleketin yüz ak’ıydı.

Yılmaz Özdil

TAZİYE MESAJI : ATATÜRK’ÜN DEVRİMCİ SANATÇISI TARIK AKAN AĞABEYİMİZİ KAYBETTİK /// MEK ANI CENNET OLSUN !!!


ÖZEL BÜRO NOTU : BU KARANLIK DÜNYADA, TÜRKİYENİN AYDINLIK YÜZÜYDÜ. MODERN, LAİK, AYDIN, DEVRİMCİ VE ATATÜRKÇÜ BİR SANATÇIYDI. BU NEDENLE BELİRLİ KESİMLER HİÇ SEVMEDİ. HATTA NEFRET ETTİ. ARKASINDAN ATEİST DEDİLER, HAKARETİN BİNİ BİR PARA İDİ. O HİÇ BİR ZAMAN PARAYI SEVMEDİ. YEŞİLÇAM PATRONLARININ SERVET TEKLİFLERİNE RAĞMEN AŞKLI MEŞKLİ FİLMLERİN JÖNÜ OLMADI. HALKI KUCAKLAYAN, 7’DEN 70’E DUYGULANDIRAN, AĞLATAN GERÇEK FİLMLERİN KAHRAMANI OLDU. İÇİNDEKİ SAMİMİYETİ, ERDEM VE DÜRÜSTLÜĞÜ BEYAZPERDENİN GERİSİNDEN TÜM TOPLUMA YANSITABİLEN ENDER SANATÇILARDANDI. DARBE DÖNEMLERİNDE BİLE KORKMADAN TÜRKİYENİN SEFALETİNİ ANLATAN FİLMLERDE OYNADI. HALBUKİ JÖN FİLMLERİNDE OYNASA PARAYA PARA DEMEZDİ. AMA O BU HALKIN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMU ANLATMAYI SEÇTİ. GERÇEKÇİYDİ, YURTSEVERDİ. ŞAHSINA MÜNHASIR BİR İNSANDI. AMA EN ÖNEMLİSİ SANATINA SAHİP ÇIKTI, ONU PEŞKEŞ ÇEKMEDİ, KİRALAMADI, SATMADI. AYDIN SANATÇI DURUŞUNDAN BİR GRAM TAVİZ VERMEDİ. HÜKÜMETİN SANATÇISI DEĞİL HALKIN SANATÇISI OLMAYI TERCİH ETTİ.

SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ TARIK ABİ. SEN BU DEVRAN DÖNDÜKÇE FİLMLERİNLE HEP GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE OLACAKSIN. ATATÜRK’ÜMÜZE SELAM SÖYLE.

TAZİYE MESAJI : Türk Edebiyatının dev çınarı VEDAT TÜRKALİ’yi kaybettik. Merhuma rahmet, sevenle rine sabır dileriz.


Türk Edebiyatının dev çınarı VEDAT TÜRKALİ’yi kaybettik. Merhuma rahmet, sevenlerine sabır dileriz.

TAZİYE MESAJI : NİCE SALDIRISINDA HAYATINI KAYBEDENLERE RAHMET, YARALILARA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ.


ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak Fransa’nın Nice şehrinde vuku bulan terör saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz.

TAZİYE MESAJI : KIBRIS MÜCAHİTLERİNDEN DEĞERLİ HOCAMIZ ALİ ATUN’A RAHMET, AİLESİNE SABIR DİL ERİZ.


1963-1974 soykırım yıllarındaki vefakar doktor, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin ilk Milletvekillerinden ve Sağlık Bakanı olan kıymetli insan, Dr. Ali Atun Hakkın Rahmetine kavuşmuştur.

Merhum Ali Atun hocamıza rahmet, başta değerli hocamız Prof. Dr. Ata Atun olmak üzere tüm ailesine sabır dileriz.

TAZİYE MESAJI : Milli takımın ve Galatasaray kulübünün efsane futbolcusu Turgay Şeren ağabey imize rahmet dileriz.


Milli takımın ve Galatasaray kulübünün efsane futbolcusu Turgay Şeren ağabeyimize rahmet, yakınlarına ve tüm Futbol camiasına başsağlığı dileriz.

TAZİYE MESAJI : Giresun’un Alucra ilçesindeki kazada hayatını ka ybeden askerlerimize rahmet dileriz.


Giresun’un Alucra ilçesindeki Tohumluk Yaylası’na bölgedeki karakollara bayramlaşmaya giden komutanların bulunduğu askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit olan İl Jandarma Komutan vekili Yarbay Sadettin Şahin, helikopter pilotu Yüzbaşı Hilmi Özer ve yaşamını yitiren asker yakınlarına Tanrı’dan rahmet, aynı kazada yaralanan askerlerimize ve yakınlarına acil şifalar dileriz.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

TAZİYE MESAJI : ÜSTADIMIZ, USTAMIZ, PİRİMİZ EFSANE POLİS ATİLLA AYTEK’İ KAYBETTİK, Ü ZGÜNÜZ !!!


ÖZEL BÜRO NOTU : RAHMETLİ ATİLLA AĞABEY ÇOK İYİ BİR POLİSTİ. ONUN YANINDA PİŞENLERDEN BİRİ OLMANIN HAKLI GURURUNU HEP TAŞIYACAĞIM. ONDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİK. HERŞEYDEN ÖNCE MESLEĞİMİZİ, VATANIMIZI HERŞEYDEN AZİZ BİLMEYİ, PARANIN, ŞÖHRETİN, GÜCÜN CAZİBESİNE KAPILMAMAYI, SADE AMA KALİTELİ YAŞAMAYI ÖĞRENDİK. ONU ÇOK ÖZLEYECEĞİM. YATTIĞIN YER NUR, MEKANIN CENNET OLUR İNŞALLAH ATİLLA ABİ. SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ. SAYGILARIMLA. ERKUT ERSOY (İSTİHBARAT UZMANI)

Atilla Aytek vefat etti; Efsane müdür kalbine yenik düştü

Türk polis teşkilatının efsane isimlerinden, bir döneme damgasını vuran emekli Emniyet Müdürü Atilla Aytek vefat etti. Kalp krizi geçiren Aytek’in cenaze programı henüz belli değil

Atilla Aytek vefat etti; Efsane müdür kalbine yenik düştü

Türk polis teşkilatının efsane isimlerinden, bir döneme damgasını vuran emekli Emniyet Müdürü Atilla Aytek vefat etti. Kalp krizi geçiren Aytek‘in cenaze programı henüz belli değil

1984 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Daire Başkanı iken MİT’ten Mehmet Eymür ile birlikte ünlü babalar operasyonunu yaparak uzun süre Türkiye’nin gündemini sarsan Atilla Aytek akşam saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.

Bir dönem Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ve Eskişehirspor Kulübü Başkanlığı da yapan Aytek, daha sonra da 17 yıl boyunca Gençlerbirliği kulübünde İlhan Cavcav’ın Asbaşkanlığını yapmıştı.

DOKUNULMAZ DENİLEN İSİMLERİ O SORGULADI

Atilla Aytek Kimdir, 12 Mart Muhtırası ardından dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Faik Türün’ün emri ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nda görev yapan Mehmet Eymür’ün talimatıyla başlatılan Türkiye’de ilk ‘Babalar operasyonu’nu Türkiye’de yıllarca konuşuldu. Eymür, dönemin İstanbul Emniyeti Mali Şube Müdürü Vural Yener ile koordineli bir şekilde çalışarak, yeraltı dünyasının önemli aktörlerinden Uğurlu, Bezal, Mirza ailelerini, Zihni İpek’i, Muhammet Akil Çubukçu’yu ve çok sayıda uyuşturucu ve silah kaçakçısını gözaltına almış, sorgulamış ve mahkemeye sevk etmişti.

İKİNCİ BABALAR OPERASYONU’NUN MİMARIYDI

İkinci Babalar Operasyonu, ilkinden 11 yıl sonra, 9 Şubat tarihinde düzenlendi. İkinci operasyonun başında yine Mehmet Eymür vardı. 12 Eylül Darbesi’nden sonra, kaçakçılığın terörün başlıca unsurlarından biri olduğu kanaatine varan devlet MİT Kaçakçılık İstihbarat ve Harekat Daire Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile yakın koordinasyon içinde olayların üzerine gitmesine karar verdi. MİT Müsteşarlığı bünyesinde Kaçakçılık Şubesi kurulmuş ve şube müdürü olarak Mehmet Eymür atanmıştı. Kaçakçılık konusunda Atilla Aytek’in başında olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve İstihbarat Daire Başkanlığı ile çok yakın koordinasyonu başlayan MİT Kaçakçılık Şubesi, 9 Şubatta Dündar Kılıç, Behçet Cantürk, Vahit Kaynar ve Abuzer Uğurlu’yu sorguya alınması teklifini Genelkurmay Başkanlığı’na yapmış, teklifin uygun karşılanması üzerine gözaltına alınan babalar, sorgulandıktan sonra Ankara Sıkıyönetim Mahkemesine sevk edilmişti. Ankara’da sıkıyönetim’in kaldırılması ile Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesinde görülmeye başlayan davalar beraat kararı ile sonuçlandı ve tutuklu bulunan sanıklar Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk serbest bırakıldılar.

Daha sonra Susurluk Kazası’nda hayatını kaybedecek olan emniyet müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ Babalar Operasyonunda tutuklanan sanıklardan Cantürk ile ilişkili olduğu için meslekten uzaklaştırıldı, Danıştay kararıyla mesleğe döndü.

TAZİYE MESAJI : BU GECE ATATÜRK HAVALİMANI’NDAKİ SALDIRIDA ÖLENL ERE RAHMET, YARALILARA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ.


Bu akşam İstanbul Atatürk Havalimanında teröristlerin silahlı ve canlı bomba eylemi ile gerçekleştirdikleri saldırıda yaşamını kaybedenlere Tanrı’dan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileriz.

Sorumluyu, uzaklarda aramaya gerek yok. Ülkemiz göz göre göre terör örgütleri için açık poligon haline geldi. İsteyen örgüt, istediği yerde, istediği şeklide saldırı gerçekleştirebiliyor. İktidarınsa en iyi yaptığı iş; kınamak, lanetlemek, yayın yasağı koymak, interneti yavaşlatmak ve halkının ne olup bittiğini öğrenmesine engel olmak.

AKP yaşanan bu terör saldırılarının baş sorumlusudur ve ülkemizin, milletimizin güvenliğini sağlamaktan acizdir. Derhal istifa etmelidir.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

TAZİYE MESAJI : ATATÜRKÇÜ DİN ALİMİ Yaşar Nuri Öztürk’E RAHMET, AİLESİNE SABIR DİLERİZ.


Gerçek bir aydın, din alimi, Atatürkçü, Filozof, İslam dünyasını yetiştirdiği nadir yıldızlardan biri, entelektüel, yurtsever, yobazların, gericilerin ve din istismarcıların düşmanı…

Yaşar Nuri Öztürk…

İyi ki vardın…

Seni hiç unutmayacağız…

Saygıyla minnetle ve rahmetle anacağız…

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

TAZİYE MESAJI : TACA’NIN ÖNDE GELEN YURTSEVERLERİNDEN SN. PROF. DR. ÖNER ARICI’YI KAYBETTİK.


Değerli Üyelerimiz,

ABD – TURKISH AMERICAN CULTURAL ALLIANCE (TACA)’nın eski yöneticilerinden Prof. Dr. Öner Arıcı’nın kaybını derin bir teessür ile öğrenmiş bulunuyoruz.

Merhum’a Tanrı’dan rahmet, TACA ailesine ve yakınlarına sabır dileriz.

Saygılarımızla,

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

TAZİYE MESAJI : Dünya Türkleri Konseyi Başkanı Sayın Dr Ata Erim’in vefat eden muhterem ablasına rah met, ailesine sabır dileriz.


Amerikada’ki Türklerin Onursal Başkanı ve Dünya Türkleri Konseyi Başkanı Sayın Dr Ata Erim’in, muhterem ablasının vefatını derin bir teessür ile öğrenmiş bulunuyoruz.

New Jersey ve New York çevresindeki Türk Amerikan Derneklerine çok büyük desteği olan Sayın Nihal Erim hanımefendinin defin işlemi 24 NİSAN PAZAR GÜNÜ İstanbul’daki Zincirlikuyu camiinde ögle namazını müteakip yapılacak ve yine Zincirlikuyu mezarlığındaki aile kabristanina defnedilecektir.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak Sayın Nihal Erim hanımefendiye rahmet, başta sayın Ata Erim olmak üzere tüm yakınlarına ve yüce Türk Milletine sabır diliyoruz. Kabri nur, toprağı bol olsun.

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.