Aylık arşivler: Mart 2019

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// Sayın MAİL GRUBU-TÜRK SYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ’nin Dikka tine


https://ahmetyalvac1946.blogspot.com/2019/03/31-mart-2019-yerel-secimlerini-kimin.html

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// NATO BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ORDUSU’NA DÖNÜŞMELİDİR “Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN” (Ankara, 25 Mart 2019)


https://prof-dr-anil-cecen.blogspot.com/2019/03/nato-birlesmis-milletler-ordusuna.html

NATO BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ORDUSU’NA DÖNÜŞMELİDİR "Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN" (Ankara, 25 Mart 2019) – İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, dünyanın yeni süper gücü olan Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde kurulmuş olan Batı Bloku’nun savunma sistemi olarak NATO,
NATO, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ORDUSU’NA DÖNÜŞMELİDİR Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN Ankara, 25 Mart 2019 Soğuk savaş döneminin güvenlik örgütü olan …
prof-dr-anil-cecen.blogspot.com

NATO BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ORDUSU’NA DÖNÜŞMELİDİR "Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN" (Ankara, 25 Mart 2019) – İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, dünyanın yeni süper gücü olan Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde kurulmuş olan Batı Bloku’nun savunma sistemi olarak NATO,

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// Çanaqqala şahidi Qarabağımın talismanıdır! / Eluca Eluca Ata li


Çanaqqala şahidi Qarabağımın talismanıdır! / Eluca Eluca Atali
https://www.oyrenci.org/…/canaqqala-sahidi-qarabagimin-ta…/…

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// Strateji Kitabı Tavsiyesi: Devlet Aklı


https://m.kitapyurdu.com/index.php?route=products/productdetail&product_id=479567

“Devlet Aklı, Türkiye’nin maruz kaldığı iç ve dış tehditlerle bu tehditlere yönelik çözüm yöntemlerinin saptanmalarının yanında güncel ulusal – uluslararası politik gelişmeleri Türkiye minvalinde değerlendiren, alternatif milli güvenlik kitabıdır. Politika ve güvenlik stratejileri ile ilgilenenler veya alanlarında uzman askeri ve sivil kişiler için hazırlanmış Devlet Aklı’ndan bazı başlıklar:
Brezilya, Gambiya, İzlanda, Türkiye askeri ve siyasi
darbeleri benzerlikleri
İç savaş senaryoları
Ege Ordusu ve Jandarma’nın lobiler nezdinde istenilen yeni misyonları
Alternatif Türk-Yahudi İlişkileri
Kamuoyunun gözünden kaçan 2008 Türk Siyasi Krizi
Özelleşen Ordular ve Türkiye
Başkanlık süreci ve sonrasının ulusal güvenlik
bakımından değerlendirilmesi
Diplomatik Katar kuşatması, Türkiye-Ortadoğu ilişkileri
Sri Lanka terörle mücadelesi ve Türkiye karşılaştırması
Türkiye’nin federatif büyüme stratejileri
Türkiye – ABD ilişkileri ve daha fazlası…”

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ ///


ANKARA KALES-24.doc

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// Rumların Doğalgaz hikayesi … Prof. Dr. Ata ATUN


Rumların Doğalgaz hikayesi

Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs adasının Kuzey yarısında yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi yok sayarak tek taraflı ilan ettikleri egemenlikleriyle, tek başlarına anlaşmalar yapmakta, ittifaklar imzalamakta. Tabi burada önemli olan Rumların ne yaptığı değil, üst akılların bölgedeki girişimleri.

Bu üst akıllardan biri Avrupa Birliği (AB). Bunun nedeni de AB’nin yumuşak karnının enerji olması. Bilindiği üzere Avrupa kıtasında artık ne kömür kaldı, ne de başka bir toprak altı zenginliği. Yaşam koşullarının maddi açıdan zorlaşması nedeni ile aileler küçüldü, nüfus artma yerine gerilemeye başladı. Yüzyıllardır sömürgelerinden elde ettikleri varlıklarını tüketme sürecine giren Avrupa, enerji gereksinimini de Rusya’dan petrol ve doğalgaz alarak karşılayabiliyor. Diğer üretici ülkelerden tedarik edilen petrol ve doğalgaz, taşımacılık ve depolama nedeni ile Rusya’nınkinden daha pahalı. Bu mecburi bağ nedeniyle AB’nin boğazına Rusya’nın eli yapışmış durumda. Bu elin birgün boğazlarına basma ihtimalini gözardı edemeyen AB için de Rusya’dan kurtulmak farz olmuş gibi.

Gelelim gaz olayının farklı olaylarla gerekçelendirilerek uzandığı durum ve mecralara; Suriye’nin petrol kaynakları ve üretimi bilinenden çok daha zengin. Petrol yerin sadece 250 metre altında olduğu için çıkarması çok kolay. Ülkede toplam 14 petrol kuyusu var ve üretim 6-7 milyar varil civarında. Kıyaslama yapmak gerekirse, dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip olduğu iddia edilen Suudi Arabistan’ın petrol üretimi ise 12 milyar varil düzeyinde. Sadece bu bilgi bile niye Rusya’nın ve ABD’nin Suriye’de olduklarını açıklamakta.

Tüm bu verilerden ağzı sulanan ABD’nin Suriye macerası, Irak gibi başarı ile sonuçlanmadığı gibi tersine fiyasko oldu. Ağababasının hazin girişiminden eli boş dönmesi yüzünden, Suriye’den ümidini kesen AB de perde arkasından düğmeye basmış durumda. (Zaten Güney Kıbrıs Rum Yönetimini tek taraflı olarak AB’ye kabul etmelerinin nedenlerinden biri de Doğu Akdeniz’de, Süveyş kanalının ağzında ve İsrail’den taş atımı uzakta bir yerlerde hükümranlıklarını sürdürmekti.) Protokol 10 ile toprakları içinde kattıkları Kıbrıs adasının Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde doğalgaz yataklarının keşfedilmesi, gerçekte pek de tesadüf değil. Hedefi Doğu Akdeniz’de, AB üyesi bir devletin Münhasır Ekonomik Bölgesinden çıkarılacak doğalgazı ve olası petrolü, bir şekilde AB’ye kanalize etmek ve enerji açığını bu şekilde kısmen de olsa gidermek. Geçen yıl İsrail, Kıbrıs Rum ve Yunanistan arasında yapılan anlaşmanın hedefi de bu anlaşma ile varlığı tespit edilen doğalgazın Avrupa’ya taşınması. Bu nedenle de 2018 yılı içinde Kıbrıs Rum, Yunanistan ve İsrail liderleri birkaç kez toplandılar ve 2018 sonunda da EastMed doğal gaz boru hattı projesinin mutabakatını yaparak, imzaları attılar. Uzmanlar şimdilik bu projenin teknik nedenler ve denizdeki derinlikler nedeni ile gerçekleşemeyeceği görüşünde.

İmza atmak, her şey olmuş bitmiş, Rumların korsanlığı da kabul edilmiş demek değil.

Rumlar, korsanca davranıp tek taraflı ilan ettikleri ve Doğu Akdeniz’in önemli bir kısmını kaplayan Münhasır Ekonomik Bölgelerinin, Türkiye ile Anlaşma yapmadan yasallık kazanamayacağını çok iyi biliyorlar. Tek taraflı ilan ettikleri Münhasır Ekonomik Bölgelerini zorla Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye kabul ettirmek için de İsrail, Mısır, İtalya, Fransa ve Yunanistan’la çeşitli başlıklar altında sadece kağıt üstünde geçerli olan anlaşmalar yapmak yoluna gidiyorlar. Güya gözdağı verip, Türkiye ile mücadeleye girecekleri, ne pahasına olursa olsun bu ülkelerin kendi yanlarında olduğu mesajını vermeye çabalıyorlar.

Neyse ki, Türkiye’nin eşzamanlı olarak Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de gerçekleştirdiği “Mavi Vatan” tatbikatı Rumları pembe hayallerinden uyandırmış durumda. Tatbikatın ardından ani bir aydınlanma gelmiş, ABD, AB ve doğal gazla ilgili diğer ülkelerde de aynı farkındalık oluşmuş gibi. ABD ve AB borsalarında faaliyet gösteren şirketler, başta Exxon olmak üzere, çekincelerini şirketlerinin bağlı oldukları devletlere ve hisse kaydını yaptırdıkları borsalara bildirmiş durumdalar. Borsa yönetimi izin vermediği müddetçe tek bir kuruş dahi harcayamayacaklarını çok iyi biliyor yatırımcı firmalar.

İçine girilen bu aşamada tek çare, son 56 yıldır sürmekte olan Kıbrıs sorununun bir şekilde, AB’nin Kıbrıs adasının tümünün üzerindeki hükümranlığının kalıcı olacağı ama Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin de itiraz etmeyeceği, Kıbrıslı Türkleri Rumların saldırılarından koruyacak garantilerin ve Türkiye’nin garantörlüğünün de devam edeceği bir yöntemle çözmek. Bundan sonraki aşamada neler olacağını hep birlikte göreceğiz ve yaşayacağız.

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Dr. (Ulus. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışma

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// DAVETLİSİNİZ TEŞRİFLERİNİZ BİZLERİ ÇOK MUTLU EDECEK


Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (AKER) ve Silah Arkadaşları Burdurlu Halil İbrahim (GÜNAYDIN) Çavuş, Durmuş (SAVAŞÇI) Çavuşun 8 Mart 1918 de Aleksandıra gemisinin batırılışının 101. Yılı ve Emekçi Kadınlar Gününü Münasebetiyle düzenlemiş olduğumuz anma programına teşriflerinizden mutluluk duyacağız.

Mehmet Rıza ÜNLÜ Mutlu Mete KAÇAR

AKSAN Yönetim Kurulu Başkanı UTEF Yönetim Kurulu Başkanı

PROGRAM:

Tarih: 08.MART.2019

KAHRAMAN TÜRK KADINI ve ATATÜRK FOTOĞRAFLARI SERGİSİ

Dr. (E) Albay Suat AKGÜL’ ün Çzel Arşivi

Tarih: 08 Mart 2019 Saat: 12.00

Yer: Orbia Parkı Kuşkavağı Mahallesi SahilAntalya Yaşam parkı Su Oteli Sahil kısmı

TÖREN:

Saat: 13.30 Saygı duruşu, İstiklal Marşı, Çelenk Koyma Merasimi,

Yer: Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı Önü

Saat: 14.00 Zübeyde Hanım Büstüne Çiçek Bırakma ve Basın Açıklaması

Sunum: Güldane KAYA; Leman Gebizli Tüm Engelli Yaşlı Umut Işığı Derneği Genel Başkanı, UTEF Genel Başkan Yardımcısı

Yer: Işıklar Atatürk Evi Yanı Önceki Büyükşehir Belediyesi Önü

Saat: 14.30 Dostluk ve Barış Anıtına Çiçek Konması ve Basın Açıklaması

Sunum: (E) Hakim Önceki Antalya 12. Noteri Gülser TÜRKELİ

Yer: 1.Dünya ve İstiklal Harbi Kahramanı Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (AKER) ve Silah Arkadaşları Burdurlu Halil İbrahim (GÜNAYDIN) Çavuş, Ankaralı Durmuş (SAVAŞÇI) Çavuş ve diğer silah arkadaşları ile batırdıkları İngiliz Ben My Chree uçak gemisi, Fransız Paris II ve Aleksandra gemisi personeli anısına dikilen Dostluk ve Barış Anıtı

AKRA – BARUT (Önceki Dedeman ) Oteli yanı Erdal İnönü Parkı önü MURATPAŞA

Eş zamanlı Kaş :

Yer: 1.Dünya ve İstiklal Harbi Kahramanı Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (AKER) ve Silah Arkadaşları Burdurlu Halil İbrahim (GÜNAYDIN) Çavuş, Ankaralı Durmuş (SAVAŞÇI) Çavuş ve diğer silah arkadaşları ile batırdıkları İngiliz Ben My Chree uçak gemisi, Fransız Paris II ve Aleksandra gemisi personeli anısına dikilen Dostluk ve Barış Anıtı

Bayındır Yol Ayrımı Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul ve Silah Arkadaşları Hatıra Ormanı Yanı

Organizasyon; Antalya Kaşlılar Derneği

Özer S. ÖZGÜÇ
Orman Yüksek Mühendisi
+90 532 302 46 04

TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ /// KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli … Prof. Dr. Ata AT UN


KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli

1992 yılının 25 Şubat’ı 26 Şubata bağlayan gecede ve o meşum günün sabahında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli kenti olan Hocalı’da yaşanan soykırım, insanlığın yüz karası. 20. Yüzyılın insani değerleri ile hiç bağdaşmayan bir cinayetler serisi.

Hocalı Soykırımını değerlendirmek için geçmişini iyi bilmek gerekiyor.

1988 yılında Ermenistan kendi topraklarında yaşayan Azerbaycan Türklerini trenlere doldurup Azerbaycan’a gönderince, Azerbaycan hükümeti de, Azerbaycan’ın Sumgayıt ve Bakü şehirlerinde yaşayan Ermenileri mütekabiliyet prensibi ile Ermenistan’a gönderdi.

Dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) Başkanı Mihail Gorbaçov, 25 Temmuz 1990’da yayımladığı bir kanun ile SSCB kanunları dahilinde olmayan silahlı grupların kurulmasını yasakladı ve kanunsuz olarak saklanan silahlara el konuldu. Bu kanunla birlikte Azerbaycan’ın bütün bölgelerinde av silahları da dahil olmak üzere tüm ateşli silahlar toplanırken Dağlık Karabağ’da bu görevi yerine getirenler, Azerbaycan Türklerinden silahlarını toplarken, bilinçli bir şekilde Ermenilerdeki silahları toplamadılar. 1990 yılının Ağustos ve Eylül aylarından itibaren Ermeniler saldırılarını doğrudan Azerbaycan Türklerine yöneltmeye başladılar.

Bu saldırılar sonucunda yaklaşık 186 bin Azerbaycan Türk’ü, Ermenistan’dan Azerbaycan’a gitmeye zorlanırken, Ekim 1991’de Azerbaycan Türklerinin yaşadığı ve silahları toplanmış bir köye saldıran Ermeniler, köyü ele geçirdiler.

1991 yılında Azerbaycan Parlamentosu’nun halktan gelen baskılar karşısında Dağlık Karabağ’ın özerk bölge statüsünü ilga etmesine karşılık Dağlık Karabağ Parlamentosu bir referandum düzenleyerek cevap verdi ve çoğunluğu Ermenilerin oluşturduğu bölgede yapılan referandum sonucunda Dağlık Karabağ Parlamentosu bağımsızlığını ilan etti. 1992 yılı başında da SSCB birlikleri de bölgeden çekildi.

Hocalı Katliamı, Rus askerlerinin desteğiyle 25–26 Şubat 1992’de güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi’nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366’ncı Rus Motorize Alayının desteği ile gerçekleştirildi.

26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler.

936 km2’lik alana sahip ve 2,605 aileden ibaret 11,356 kişinin yaşadığı Hocalı kenti 26 Şubat 1992 tarihinde yüzyılın en acımasız soykırımına maruz kaldı ve kasaba tamamıyla yok edildi. Hocalı bu katliamın yaşandığı sırada Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin koruması altında değildi ve tamamen savunmasız bir durumdaydı. Kentte dağınık halde, elinde hafif silahlar bulunan 150 kişi bulunmaktaydı. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri Hocalı halkına maalesef yardım edemedi ve hatta uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı.

Saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk’ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısı bu rakamların çok çok üstünde. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulundu. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarabildi.

1963-1974 yılları arasında Kıbrıs adasında, Kıbrıslı Rumlar bizlere, Kıbrıslı Türklere de soykırım uyguladılar. Şehitler verdik, evlerimizi, köylerimizi, taşınır, taşınmaz varlıklarımızı ve en önemlisi de geleceğimizi kaybettik. Soykırım ne demektir çok iyi biliyoruz biz Kıbrıslı Türkler.

Aradan yirmi yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra da Ermenilerin, Dağlık Karabağ’da Türk olmaktan başka hiçbir suçları olmayan, savunmasız ve masum soydaşlarımıza uyguladıkları bu vahşeti ve soykırımı unutmamak, bizlerden sonraki kuşaklara taşımak, her an anmak ve içimizde hissetmek için KKTC’de “Hocalı Soykırımı Anıtı” dikmemizin zamanı gelmiştir zira onları en iyi biz anlayabiliriz.

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Dr. (Ulus. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.