SURİYE DOSYASI : Goran Hareketi Araştırma Birimi Koordinatörü Yusuf Muhammed Sadık ile Söyleşi


Yusuf Muhammed Sadık: Biz iyi bir seçimin yapılması için çalışıyoruz ama garantileyemiyoruz. Kürdistan Seçim Komisyonu’nu düzgün bir şekilde seçilmeli ki herkes görüşünü açıklayabilsin.

Goran Hareketi Araştırma Birimi Koordinatörü Yusuf Muhammed Sadık ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi iç sorunlarını ve Irak Merkezi Hükümeti arasındaki ilişkileri konuştuk.

ORSAM: Kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?

Yusuf Mehmet Sadık: Adım Yusuf Mehmet Sadık. Uluslararası İlişkiler bölümünde master yaptım. Siyaset bilimi doktora adayıyım. Tez konum “Kürdistan Geleceğinin Siyasetini Etkileyen Faktörler”dir. Siyasi koordinatörlük odasının kurucusuyum. Süleymaniye Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi’nde hocayım.

ORSAM: İzninizle çok genel bir soruyla başlamak istiyoruz. Şu anda Irak Kürdistan Bölgesi iç politikasında tartışılan temel konular ve siyasi ortam hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Yusuf Mehmet Sadık: Goran Hareketi olarak siyasi oyunların kurallarını tartışmaktayız. Kürdistan’da bugüne kadar anayasa yoktu. Umuyoruz yapılacak bu seçimler anayasa yapılmasına yardımcı olur. Kürdistan’da çok serbest bir taban oluşmasını ve seçmenin 2013’ün Eylül ayında yapılacak seçimlerde serbestçe oyunu verebilmesini istiyoruz. Kürdistan’da seçim merkezlerinin özgür olması şarttır.

ORSAM: Eylül ayında devlet başkanlığı ve parlamento seçimi yapılmasını bekliyor musunuz?

Yusuf Mehmet Sadık: Bu yıl içerisinde birkaç seçimin yapılmasını bekliyoruz. Bunlardan birisi de Kürdistan Parlamentosu seçimidir. Başkanlık yasası kullanılırsa başkanlık seçiminin de bu yıl içinde yapılması gerekir. İl meclisleri seçiminin de yapılması gerekir.

ORSAM: Siz bu yıl 4 defa sandığa gidileceğini söylüyorsunuz. Ama çoğu kişi hiç seçim yapılamayacağını söylüyor.

Yusuf Mehmet Sadık: Kanunen bu seçimlerin yapılması gerekir. En azından parlamento ve başkanlık seçimi yapılmalıdır. Yalnız biz kurum olarak KYB ve KDP ile zor bir süreçten geçiyoruz. Örneğin 1992-2005 yılları arasında hiçbir parlamento seçimleri yapılmadı. 2009 senesinin Şubat ayında il seçimi ve Kürdistan parlamento seçimleri yapılmalıydı. Yalnız parlamento seçimlerini Temmuz ayına aldılar. İl seçimlerini yapmadılar. KYB ve KDP istediklerinde bir oyun bulup seçimleri erteleyebiliyorlar. İşte bu sorunlardan dolayı KYB ve KDP ile kötü bir dönem yaşamaktayız. Dolayısıyla sizin söylediğiniz de olabilir. Gerek Kürdistan Parlamento Seçimleri gerek Kürdistan İl Vilayet Seçimleri ya da Kürdistan Başkanlık Seçimleri kanunen çok dikkatlice belirlenmemiştir. Oynayabilmek için gevşek bir kanun oluşturmuşlar bu nedenle sıkıntılar yaşıyoruz.

ORSAM: Goran Hareketi olarak seçimlerin yapılmasını istiyorsunuz. Peki, seçimler yapıldığında bu seçimlerin demokratik kurallara uygun ve dengeli seçim olabileceğini, seçimden sonra çıkacak yönetim yapısının tam anlamıyla işleyebileceğini düşünüyor musunuz? Yani eskisi gibi mi olur yoksa değişir mi?

Yusuf Mehmet Sadık: Biz iyi bir seçimin yapılması için çalışıyoruz ama garantileyemiyoruz. Kürdistan Seçim Komisyonu’nu düzgün bir şekilde seçilmeli ki herkes görüşünü açıklayabilsin. Eğer seçimler düzgün yapılmazsa biz o seçimi geçersiz sayarız. Mısır gibi Arap ülkelerinde sorunların bir kısmı seçimlerin adaletli olmamasından kaynaklanıyordu.

ORSAM: Seçimlerin yapıldığını ve adaletli bir seçim olmadığını varsayalım. Goran ve diğer muhalefet partileri bu seçimleri kabul etmediler. Eskiden olduğu gibi KDP ve KYB bu yönetimi devam ettirmez mi? Ya da böyle bir durum ortaya çıkması halinde muhalefet partileri ne yapmayı planlıyor?

Yusuf Mehmet Sadık: Biz bu durum sonucunda ortaya çıkan yönetimi kabul etmeyiz. Çok rahatça olanlara göğüs gereriz.

ORSAM: Bu karşı çıkış 2011’de Süleymaniye’de olduğu gibi gösterilerle mi olacak?

Yusuf Mehmet Sadık: Şimdiden ne yapacağımızı söylemek doğru olmaz. Ama gösteriler de seçeneklerden biri olabilir.

ORSAM: Biraz daha iç politikadan konuşalım. Biz Goran Hareketi’nin Kürdistan Bölgesi’nde yükselen bir güç olduğunu hem görüyoruz hem hissediyoruz. KYB içerisinde de ciddi bir liderlik problemi yaşanıyor gibi gözüküyor özellikle Celal Talabani’nin rahatsızlığı sonrasında KYB içerisinde bir değişim olabilir gibi gözüküyor. Bu değişim dört şekilde etki edebilecek gibi gözüküyor; Kürdistan iç siyasetine, KYB’nin kendi iç siyasetine, Goran’a ve Irak siyasetine etkileri sizce nasıl olacak?

Yusuf Mehmet Sadık: KYB’nin siyasi olarak bölgedeki büyük güçlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kürdistan olarak iki olasılık düşünüyoruz. Bugün KYB siyasetçilerinin KDP’nin takipçileri olduğunu söyleyebiliriz. KYB’nin kendi tabanı azalmakta. Mam Celal kendi tabanını kurabilmişti. Mam Celal’in KYB içerisindeki karizması, koyduğu kişilik KYB’yi çok etkilemiştir. Bugün Mam Celal’in sağlık durumunu bile dürüstçe söyleyemiyorlar. Şu an KYB’de Mam Celal’in yerini doldurabilecek, herkesi razı edebilecek kapasitede kimse yok. KYB, KDP’nin takipçisi olursa tabanının bir kısmını kaybeder ve Goran’da onun üzerine bir çalışma yapabilir. Mam Celal’in son çalışmalarından elde ettiğimiz bilgilere göre KYB, KDP’nin bazı güçleriyle ortaya çıkabilir. Mam Celal son sağlık kontrolünden döndükten sonra, Goran’la bir görüşme yapmıştır. Bu görüşmede Kürdistan’da bazı sorunlar olduğu ve çözülmesi gerektiği, bu konuda Kürdistan’ın parlamento sisteminin parlamenterler sistemi olması gerektiği söylenmiştir. KYB ile Goran arasında bir anlaşma imzalanmıştır.

ORSAM: Bu belgede ana nokta Kürdistan’ın parlamenter sistemle yönetilmesi midir?

Yusuf Mehmet Sadık: Kürdistan’da parlamento sistemi Bağdat’taki gibi olsun. Bağdat’ta başkanın yetkileri kısıtlıdır. Eğer bu anlaşmalara uyarlarsa Kürdistan’da bir siyasi denge oluşur. Bu dengede rol alacak aktörler KYB, KDP, Goran ve İslamcılardır. KYB’ye etkileri konusunda birkaç ihtimal var. Bu ihtimallerden ilki Celal Talabani’den kalan mirasın kendi aralarında paylaşılmasıdır. Bu miras siyasi olabilir, KYB içerisinde olan görev ve ağırlığı olabilir. Örneğin Berham Salih, Celal Talabani’nin Bağdat’taki yerini alır. Kosrat Resul, Kürdistan iç siyasetindeki dengelerde Celal Talabani’nin yerini tutar. Eşi olan Hero, Celal Talabani’nin KYB içerisindeki yerini alır. Bu KYB için hoşgörülü ve olumlu bir senaryodur.

ORSAM: KYB içinde Molla Bahtiyar’ın bir etkisi olabilir mi?

Yusuf Mehmet Sadık: Molla Bahtiyar, Hero (Talabani) İbrahim Ahmet ile yakındır. Celal Talabani’nin oğlu Molla Bahtiyarın kızıyla evlidir. Bu durumda Celal Talabani’nin ailesi KYB üzerindeki egemenliklerini sürdürebilirler. Hero İbrahim Ahmet, KYB tabanının önemli bir kısmını elinde tutmaktadır. Terörle mücadele gücü, istihbarat gücü, emniyet gücü ve KYB’nin finansı Hero Ahmet’in idaresindedir. Şimdi Celal Talabani’nin oğlu Kubat’ı yetiştiriyorlar. Ayrıca KYB içindeki emniyet işlerinin yetkilerini Pavyal ve Aras Şeyh Cengi arasında siyasi yönü de Kubat’a bölüştürüyorlar. Talabani’den sonra yine KYB’nin egemenliğini Talabani’nin ailesi ellerinde tutmak istiyorlar. Bu senaryo kendini çok belli eden bir senaryodur. Sonuçta KYB içinde bir parçalanma olacağı gözüküyor. Çünkü birlikteliği sağlamak zor. Goran olarak biz Talabani ile aramızda yapılmış olan görüşmenin devamını diliyoruz. Bir birliktelik olsun ki Kürdistan’ın siyasetini düzeltelim. Eğer KYB bu birlikteliğe yanaşmazsa KYB ve Goran arasında çok büyük bir siyasi kavga oluşur. Irak bazında da Celal Talabani’nin yerini kimin alacağı şimdiye kadar belli değildi. Nuri El-Maliki bu güne kadar Celal Talabani’nin yerine bir yardımcı koyulmasını istemiyordu. Celal Talabani’nin yardımcısı Hudair Kuzai, Maliki’nin listesinde gözükmektedir. Irak Cumhurbaşkanı iki önemli konuyu elinde tutmaktadır. Cumhurbaşkanı olarak hükümetten güvenoyunu çekmesini talep edebilir. Soruşturma yapmadan parlamentoya sunabilir. Bu önemli olan yetkilerinden biridir. Eğer Başbakan Maliki parlamentonun çözülmesini isterse Cumhurbaşkanının onayı gerekir. Bu iki önemli konudur.

Irak Parlamentosu’nda seçimler Başbakan’ın talebiyle Cumhurbaşkanı’nın onayıyla yapılır. Dolayısıyla Maliki diğer güçleri göz ardı ederek kendi listesinden bir cumhurbaşkanı yardımcısının olmasını istiyor. Irak hükümetinin bütün uğraşları Celal Talabani’nin sağlık durumunun iyi olmadığını ve işlerini yapamadığını kanıtlamaktır. Çünkü böylelikle Cumhurbaşkanı yardımcısı konacaktır. Bu kişi de Maliki’nin listesindendir.

Eğer Mam Celal’in sağlık durumu iyileşmezse Mam Celal’in yardımcılığına gelecek kişi Malikinin yandaşı olacaktır. Yardımcılığa gelen kişi Maliki’den bir daha hükümet oluşturmasını isteyebilir. Dolayısıyla Maliki karşıtları bir başkasının Cumhurbaşkanı seçilmesi için uğraşmaktadırlar. Celal Talabani’nin yerini tutabilecek kişilerde büyük bir ihtimalle Sünnilerden olabilir. Sünnilerde bu gün en fazla İyad Allavi için çalışıyorlar.

ORSAM: Bu noktada Kürtler Kürt tarafı olarak Cumhurbaşkanlığı postunu bırakmak isteyecekler mi?

Yusuf Mehmet Sadık: O zaman Kürtleri Irak Parlamento Başkanı Kürtlerden olsun diye ikna edebilirler. İran ve Mesut Barzani’nin buna razı olması onaylaması gerekir.

ORSAM: Kürdistan Bölgesi ve Irak Merkezi Hükümeti arasındaki ilişkilere değinelim. İki taraf arasında da son derece sorunlu ilişkiler var. Bu iki taraf arasındaki temel sorunlar nelerdir?

Yusuf Mehmet Sadık: Bağdat yönetimi ile Kürdistan yönetimi arasındaki esas sorun petrol gelirleriyle ilgili sorundur. Kürdistan Bölgesi’nin yapmış olduğu anlaşmaların birçoğu şirketler içindir. Bölge yönetiminin Bağdat’tan isteği bu anlaşmalar için paraların teminidir. Tartışmalı bölgelerin sorunları göz ardı edilmiş gibidir.

ORSAM: İki taraf arasındaki ilişkilerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Yusuf Mehmet Sadık: Kürdistan Bölgesi, sorunlu bölgelerde ısrar etmezse Irak hükümeti de çok rahatlıkla bu anlaşmaların parasını ödeyebilir. Para konusuyla ilgili anlaşmalar kolay çözülür. Yerle ilgili anlaşmalar biraz zordur. Küçük bir bilgi vermek istiyorum. Geçen sene siz Kürdistan Bölgesi’nin siyasetini takip ettiniz. Nevruz’da Mesut Barzani çok ateşli bir demeç vermişti. Maliki; “Ben Mesut Barzani’nin niye kızgın olduğunu biliyorum. 2 milyar dolar istiyor. Ben istediği parayı veririm, babamın parası değil. Bir tek finans konusunda anlaşırız’’demişti. Tam olarak 2012 Eylül ayında 2 milyar dolarlık petrol anlaşmalarının parası ödendi.

ORSAM: Suriye Kürtleri konusunda daha fazla KDP ve KYB’nın öne çıktığını görüyoruz. Goran, Suriye Kürtleri konusunda arka planda mı kalıyor yoksa arka planda olmayı mı seçiyor? Sizin Goran olarak Suriye Kürtlerine bakışınız nasıl?

Yusuf Mehmet Sadık: Suriye Kürtlerinden bize çok gelenler oldu. Biz Suriye Kürtleri de KYB, KDP ve Goran arasında bölüşsün istemiyoruz. Önce Mesut Barzani Suriye’deki ayaklanmaya karşıydı. O zaman Goran Suriye’deki ayaklanmayı ve Kürtleri destekliyordu. O günden bu güne kadar Goran Suriye Kürtlerinin kendi aralarında bir anlaşmanın sağlanmasını istemiştir. Suriye’deki diğer taraflarla da bir uzlaşım sağlamasını önermiştir.

ORSAM: Türkiye ve Goran ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? İlişkilerin gelişmesi için yapılması gerekenler nelerdir?

Yusuf Mehmet Sadık: Biz Irak’ta ister merkezi hükümette ister Kürdistan’da olsun Türkiye’nin diplomatik misyonlarıyla görüşmeler yapıyoruz. Bizim temsilcilerimiz birkaç defa Türkiye’yi ziyaret ettiler ve sorumlularla görüşmeler yaptılar. Bize göre Türkiye ilişkilerini sadece KDP ile sürdürüyor. Türkiye’nin kurduğu bu tek taraflı ilişki gelecekte Türkiye’nin siyasetini olumsuz etkileyebilir. KDP Kürdistan’da önemli bir güçtür. Yalnız bütün Kürdistan değildir. Rusya’nın Beşar Esad’la tek yönlü ilişkisini örnek olarak gösterebiliriz. Bugün bu ilişki Rusya için dezavantaj oluşturabiliyor. Umuyoruz ki Kürdistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler iktidarlar arasında değil, iki millet arasında olur. Milletlerarası ilişkiler daha güçlü devamlı ve sağlam olur. Goran olarak Türkiye ile ilişkilerimizin iyi olmasını umuyoruz. Çünkü bizim gözümüzde Türkiye hükümeti sağlam ve gittikçe iyileşen bir siyaset izlemektedir. Bugün Türkiye’deki iktidar gücü Türkiye’nin siyasi, finans ve iç sorunlarını çözerek Türkiye siyasetini istikrara kavuşturabilmiştir. Biz Türkiye’nin Kürdistan siyasetinin de istikrara kavuşmasını umuyoruz.

ORSAM: Rusya son aylarda Suriye Kürtlerini çağırmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde Mesut Barzani gitti. Rusya’nın Goran’la ilişkilerini geliştirmek için bir çabası var mı?

Yusuf Mehmet Sadık: Biz Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bölge ve dünya devletleriyle iyi bir ilişkisi olmasını istiyoruz. Kürdistan iktidarının başka devletlerin siyasetinin parçası olmasını istemeyiz. Rusya’nın belli bir amacı var. Rusya tüm ilişkilere elini sokmak istiyor. Bu istek Türkiye’nin de zararınadır. Türkiye Kürdistan Bölgesi ve Avrupa arasında bir köprü olmak istiyor. Kürdistan iklimi Türkiye için esas yer olacaktır. Bu nedenle Rusya’nın Kürdistan’da olması Türkiye’nin yararına değildir. Son olarak şunu söylemek istiyorum; Goran diğer siyasi partilerle ve devletlerle parti olarak değil, iktidar olarak ilişki kurmak istiyor.

ORSAM: Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

* Bu söyleşi ORSAM Uzmanları tarafından 20 Şubat 2013 tarihinde Irak’ın Erbil şehrinde gerçekleştirilmiştir.

[status draft]

Reklamlar

Etiketlendi:, , , , ,

www.ozelburoistihhbarat.com

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: