SUÇ DOSYASI /// Casus Yazılımlardan Virüs Maillere : Suçun Sanal Hali


finfisher-spyware.jpg

Enver Burkan Yıldırım

İnsanoğlu, çağlardan beri her alanda ilerlemekte ve gelişmektedir. Özellikle bulunduğumuz çağ, artık teknoloji çağı hatta uzay çağı olarak bile adlandırılmaktadır. Teknolojinin her geçen gün gelişmesi, artık insanların da işlerini, iletişimleri, ödemelerini ve daha birçok aktiviteyi bilişim araçları üzerinden yapmasına olanak sağlamaktadır. Teknoloji ve bu bilişim araçları hayatımızı kolaylaştırırken, mesafe kavramını ortadan kaldırırken ve bilgiye ulaşmayı anlık bir hıza kadar indirgerken ne yazık ki, beraberinde birçok sorun ve tehlike de getirmektedir.

Bazı insanların, teknolojinin sağladığı bu kolaylığı ve hızı kötüye kullanmasıyla oluşan yeni bir suç kavramı daha var artık. Bu yeni kavram bilişim suçları diye adlandırılmaktadır. Bilişim suçları sadece basit suçlardan ibaret değildir. Bilişim suçlarının kapsadığı alan fazlasıyla geniş ve zaman zaman devletlerin güvenliğini dahi tehdit edecek düzeye gelebilmektedir. İnsanlar internet üzerinden dolandırılabilmektedir. Dolayısıyla bilişim araçları ve internet üzerinden birçok insan mağdur olmaktadır. Özellikle günümüzde sosyal medya kullanımlarının artması ve insanların birbirlerine açtıkları hakaret davaları herkesin gündemini meşgul etmektedir.

Bu makalede bilişim suçları, bilişim suçlarının sınıflandırılması, Türkiye’de ve dünyada alınan önlemler ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlar anlatılacaktır.

A) Bilişim Hukuku Nedir?

‘‘Bilgisayar devrimi dünya tarihinde yaşanan en sesli devrimdir, komik olan onun etkilerini hala küçümsememiz.’’ Herman Kahl.[1]

Günümüzde her alanda kullandığımız, evlerimize, iş yerlerimize kadar giren teknolojinin etkisini hala çok fazla dikkate almadığımız söylenebilir. Artık birçok alanda bilgisayar, telefon, internet yani kısacası bilişim araçları olmadan bir şey yapamıyoruz. Bilişim ve her gün gelişen teknoloji hayatımıza bu kadar girmişken, bu yeni bir hukuk dalı ve suç alanı da oluşturmaktadır. İnsanın olduğu her yerde hukuk olduğuna göre, bugün bütün insanlığı aklınıza gelebilecek her konuda ortak bir alanda buluşturan bilişiminde bir hukuk konusu ve suç alanı olması kaçınılmaz bir sondur.

Bilişim suçları ülkelere göre kavramsal olarak farklı isimlerle adlandırılır. Örneğin, Amerikan hukukunda ‘‘Computer Crime’’ ya da İtalyan hukukunda ‘‘La Criminalita İnformatica’’ olarak adlandırılır. Türk hukukunda ise farklı birkaç isim kullanılır. Bunlardan bazıları ‘‘Siber Suç’’, ‘‘Bilişim Suçu’’ ya da ‘‘Sanal suç’’ tur.[2]

Bilişim suçları üzerine herkesin ortak paydada buluştuğu bir tanım yoktur. Ancak Avrupa Ekonomik Topluluğu Uzmanlar Komisyonu’nun Mayıs 1983 tarihinde Paris Toplantısı’nda yaptığı tanım genel olarak kabul görmüştür. Buna göre; ‘‘ Bilgileri otomatik işleme tabi tutan veya verilerin nakline yarayan bir sistemde gayri kanuni, gayri ahlaki veya yetki dışı gerçekleştirilen her türlü davranıştır.’’[3] Ancak bilişim hukukunu kısaca anlatmamız gerekirse, bilişim hukuku, teknolojik gelişmeler çerçevesinde insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlarda kullandığı bilginin, elektronik ve benzeri makineler aracılığıyla toplanması, işlenmesi, saklanması ve korunması ile bunlardan doğan ihtilafların çözümü ile ilgilenen hukuk dalıdır.

Bilişim hukuku terimini tam olarak anlayabilmek için bilişim teriminin tanımlanmasında fayda vardır. İngilizce karşılığı ‘‘informatics’’ olan bilişim terimi kelime anlamı olarak, insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi, enformatik bilimini ifade etmektedir.

B) Bilişim Suçları Nelerdir?

Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde hazırlanan suçlara ve cezalara yeni düzenlemeler getiren 5237 sayılı yeni TCK (Türk Ceza Kanunu), 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eski TCK 79 yıl yürürlükte kalmış ve ‘‘Bilişim Suçları’’ kavramı ilk olarak 6 Haziran 1991 yılında metine girmiştir. Yeni TCK ile birlikte bilişim suçları olgusuna dair düzenlemeler olabildiğince genişletilmeye çalışılmış ve en son ‘‘Bilişim Alanında Suçlar’’ başlığı altında Yeni TCK, onuncu bölümde yer almıştır. Eski TCK’ ya göre birçok yeni düzenlemeler yapılmış ve Eski TCK’da yer almayan, banka ve kredi kartlarına yönelik suçlar ve tüzel kişilerin bilişim suçu işlemesine yönelik maddeler eklenmiştir. Ayrıca Yeni TCK’da bilişim araçlarıyla veya sistemleriyle işlenebilecek ancak sadece bilişim suçu sınıfına giremeyecek suçlar hakkında da düzenleme yapılmıştır.

Yeni TCK bilişim suçlarını sınıflandırmış ve ayrı ayrı incelemiştir. Bu kapsamda bilişim suçları çok geniş olduğu için başlıklar altında toplayarak inceleyebiriz.

  • Bilişim Sistemine Yönelik Suçlar

Bilişim sistemine yönelik suçlar TCK madde 244’ün birinci fıkrasında belirttiği ‘‘Bilişim sistemini engelleme veya bozma suçudur’’ Bu suçta fail verilerle ilgilenmez ve direk bilişim sistemine yönelik bir saldırı gerçekleştirir. Burada iki farklı eylem türü söz konusu olabilir.

· Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Girme:

TCK madde 243’te yer verilmiş olan bilim sistemine hukuka aykırı girme suçu, bilişim sistemine girme izni ya da yetkisi bulunmayan bir kişinin, buna rağmen sisteme girmesidir. Ancak bunun suç olması için şifreyi kırması veya çeşitli yollarla güvenlik duvarını aşması değildir. Şifreyi bilse dahi eğer izinsiz giriş yapıldıysa bu, bilişim sistemine hukuka aykırı girme suçu olarak kabul edilmektedir.

· Bilişim Sistemini Engelleme veya Bozma:

TCK madde 244’te düzenlenen suçtur. Suçu işleyen kişi, bilişim sisteminin çalışmasını ve işlevselliğini çeşitli yollarla engeller veya bozar. Devre dışı bırakılan bilişim sistemi işlevselliğini kaybeder. Bu suç ayrıca mala zarar verme suçunun özel bir tipi olarak kabul edilmektedir.

· Bilişim Verilerine Yönelik Suçlar

Bilişim verilerine yönelik suçlar TCK madde 244’te belirtildiği gibi, bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçudur. Ancak bu suçta birden fazla eylem tanımlanabilir. Bu sebepten bu kapsama giren suçlar niteliklerine göre ayrılıp ayrı ayrı incelenebilmektedir. Bunlardan bazıları ise şunlardır;

· Bilişim Sistemindeki Verileri Bozma:

Bu suç tipinde, veriler tamamen yok edilmez ve ortadan kaldırılmamaktadır. Ancak veriler kullanılamaz ve fonksiyonunu yerine getiremez hale getirilmektedir. Dolayısıyla bu verilerin kullanılma imkânı ortadan kaldırılmaktadır.

· Bilişim Sistemindeki Verileri Yok Etme:

Bu suç tipinde ise veriler kısmen veya tamamen yok edilmektedir. Verilerin mevcut sistemde durup, kullanılamaz hale getirilmesi söz konusu değildir. Suçun oluşumu açısından bakacak olursak, verilerin sonradan kurtarılabilmesi ya da kurtarılamaması önemli değildir.

Bu suç tiplerinin dışında, verilerin değiştirilmesi, izinsiz veri ekleme, verileri erişilmez kılma ve verilerin başka yere gönderilmesi gibi suç tipleri de bulunmaktadır. Bilişim sistemlerinin ve gelişen teknolojinin sağladığı imkânlardan dolayı bilişim suçları birçok alanda yer almaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de kredi ve banka kartlarına yönelik suçlardır. Banka ve kredi kartlarına yönelik suçlar TCK’da ‘’bilişim suçları’’ başlığı altında düzenlenmiştir. Bundan dolayı bu suç tipi, doğrudan bilişim suçu niteliğindedir. Bu suç tipi de bazı başlıklar altında incelenebilir. Örneğin; başkasına ait bir banka ve kredi kartının kullanılması bunlardan biridir. Bu suçun işlenmesi, kartın sadece fiziki olarak elde bulunması veya çalınmasıyla işlenmemektedir. Kart bilgilerine bilişim sistemleri üzerinden ulaşılarak da işlenebilecek bir suçtur. Yine başka bir örnek verecek olursak; sahte bir banka veya kredi kartı üretme, satma, kabul etme ve devretme suçudur. Bu suç tipinde ise üretilen veya kullanılan kartın bir banka hesabıyla ilişkilendirilmesi suçun oluşumu bakımından zorunlu olmaktadır. Hiçbir banka ve hesaba bağlı olmayan sahte kart, zaten kullanılma imkânı bulunmadığı için suçun oluşumu için gerekli şartları karşılamamaktadır. Bunların dışında sahte bir kart kullanmaktan ibaret bir suç tipi de mevcuttur. Sahte kartın üretilmesi, kabul edilmesi gibi eylemler söz konusu değildir. Bu suç tipinin konusu kartı kullanmaktan ibarettir.

TCK’da bilişim suçları başlığı altında düzenlenmeyen ancak bilişim sistemlerinin suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı bazı suçlar mevcuttur. Bu suçlar başlıca hakaret suçu, tehdit ve şantaj suçu, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, müstehcenlik gibi suçlardır. Bu suçlar genel olarak internet yoluyla ve sosyal medya yoluyla işlenmektedir. Bu noktada ülkemizde gayet aktif ve çok sayıda kullanıcısı bulunan sosyal medya üzerinden işlenen suçlara değineceğiz.

1. Sosyal Medyada İşlenen ve İşlenebilecek Suçlar

Günümüzde insan ilişkilerinde çok etkili olan sosyal medya, pek çok amaçla kullanılmaktadır. Kimi zaman haber ve gündem takibi, kimi zaman eğlence, kimi zaman fikirlerini ve görüşlerini belirtme amaçlı kullanılan sosyal medya, aslında aynı zamanda da bir suç alanı. Sosyal medyanın gücü de gündem belirleme veya toplumsal olaylarda da görüldüğü üzere gayet yüksektir. İnsanlar farkında olarak veya olmayarak bu mecrada pek çok suç işleyebilmektedir. İnsan ilişkilerinde ve toplumsal hayatta bu kadar etkili olan sosyal medyada da güvenliğin sağlanabilmesi için TCK’ da sosyal medya suçları üzerine başlıklar ve kanunlar düzenlenmiştir. Şimdi bu düzenlemelere kanundaki sırayla göz atalım;

  • Hakaret suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar kısmı, Şerefe Karşı Suçlar bölümünde 125 ila 131. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Hakaret suçu için şikâyet şartı aranmaktadır. Ancak söz konusu hakaret kamu görevlisine edilmişse şikâyet aranmaz ve savcılık kendiliğinden soruşturma başlatır. Sosyal medyada hakarette ise kanunda belirtilen aleniyet koşulu gerçekleşmiş sayılır ve suçun cezası altıda bir oranında ağırlaştırılmaktadır.

Hakaret suçu kabul edilen bazı durumlar ise kişinin saygınlığına, onuruna ve haysiyetine hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, dini, siyasi, felsefi düşüncelerini açıklamasından, değiştirmesinden veya vazgeçmesinden dolayı, mensup olduğu dinin emirlerini uygulamasından veya dinini yaymaya çalışmasından dolayı, kişinin mensup olduğu dine göre kutsal saydığı değerlere hakaret edilmesinden dolayı gibi suç başlıklarıdır. Bu suçlarda ise ceza alt sınırı bir yıldan az olmamaktadır. Örneğin; ülkemizde bu konuda en çok görülen olay cumhurbaşkanına hakaret suçundan dolayı açılan davalardır. Bu davalara bakıldığında bu suçların en çok sosyal medya üzerinden işlendiği görülmektedir. Eylül 2016’da gerçekleşen bir olayda, M.K(60) isimli şahıs cumhurbaşkanına hakaretten Bursa Emniyet Müdürlüğünce gözaltına alınmış, daha sonra nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştır.[4]

  • Cinsel Taciz Suçu

Kanun koyucu cinsel taciz konusunda fiziksel temas şartı aramamış ve buna göre düzenleme yapmıştır. Mağdurun cinsel amaçlı taciz edilmesi, suçun oluşması için yeterli görülmüştür. Dolayısıyla cinsel amaçlı taciz sosyal medya üzerinden de yapılabileceğinden aynı kapsama girmektedir. TCK’ ya göre suçun; kamu hizmetinin, görevinin veya aile içi yakınlıktan faydalanarak, posta ve elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanarak, aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanarak, vasi, eğitici, bakıcı veya koruyucu aile statüsünden faydalanarak teşhir suretiyle yapılması halinde cezanın yarı oranında arttırılacağı belirtilmiştir. Ayrıca mağdur, bu fiil nedeniyle işinden, okulundan, ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise ceza alt sınırının bir yıldan az olamayacağı da belirtilmiştir. Örneğin; son günlerde de gündeme gelen bazı olaylara bakacak olursak, sosyal medya hesapları üzerinden özellikle küçük çocuklara yönelik cinsel taciz içeren mesajlar atıldığı yönünde davalar görülecektir. Bu olaylardan biri Şanlıurfa’da yaşanmış ve şahıs tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. H.D isimli şahıs, 10 yaşındaki kıza sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesajlar atmıştır. Ayrıca kıza sürekli mesajları annesine göstermemesi konusunda telkinde bulunmuştur. Daha sonra annesinin fark etmesiyle şikayet edilmiş ve emniyet tarafından yakalanmıştır.[5]

  • Tehdit ve Şantaj Suçu

Tehdit suçu, hürriyete karşı suçlar bölümünde madde 106’da konu edilmektedir. Tehdit suçunda şikâyet aranmamaktadır. Ayrıca suçun sahte bir hesap bir açılarak işlenmesi halinde 2.fıkranın (b) bendine girmekte ve suçun cezası ağırlaştırılmaktadır. Ayrıca tehdit, silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hale getirmesi, isimsiz mektupla veya özel işaretlerle yapılırsa, birden fazla kişi ile birlikte yapılırsa, var olan suç örgütlerinin korkutucu gücünden faydalanarak işlenmesi halinde fail iki yıldan beş yıla kadar cezalandırılabilmektedir. Ayrıca tehdit suçu sosyal medyada sıkça rastlanan bir suç tipidir. Şantaj suçu da sosyal medya ve internet üzerinde işlenen suçlar bakımında çokça rastladığımız bir suç tipidir. İnsanların özel fotoğraf veya videolarını ya da bazı bilgileri yayınlamakla işlenen bir suçtur. Örneğin; 2009 yılında bir davadan örnek verecek olursak, sanık, mağdurun uygunsuz fotoğraflarını habersiz olarak çekmiş ve bu fotoğrafları ailesine göndermekle ve internette yayınlamakla tehdit etmiştir. Bu yolla mağdurdan para talep etmiş ancak mağdurun şikâyetinden sonra tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.

  • Haberleşmenin Gizliliğini İhlal

Sosyal medya insanlara yazılı, sesli, resimli ve hatta videolu haberleşme imkânı sağlayan bir alandır. Kişiler arasındaki her türlü iletişim gizlidir ve izin olmaksızın ele geçirilemez, okunamaz veya paylaşılamaz. Kişiler arasındaki bu iletişimin izinsiz yayınlanması TCK madde 132 uyarınca suç teşkil etmektedir. Ayrıca yapılan gizlilik ihlali kayıt etmek suretiyle yapılırsa ceza bir kat oranında arttırılır. Örneğin; ülke gündemimizi uzunca bir süre meşgul eden Ergenekon ve Balyoz davalarında birçok usulsüz dinleme tespit edilmiş ve birçok insan bu davalarda mağdur edilmiştir.

  • Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Kişilerin özel hayatı kanunlarca korunmaktadır ve ihlallere karşı TCK ‘da belirlenmiş cezalar mevcuttur. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da sosyal medya eliyle işlenebilecek suçlardan biridir. Kişinin özel hayatıyla ilgili içeriklerin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirilmesi ve sosyal medya veya başka yerlerden ifşa edilmesi TCK madde 135 uyarınca suç teşkil etmektedir. Örnek vermek gerekirse; bu konuda yine ülkemizde Ergenekon ve Balyoz davalarında suçsuz olmalarına rağmen özel hayatlarıyla ilgili usulsüz ele geçirilen bilgiler çarpıtılarak birçok kişi mağdur edilmiştir.

  • Kişisel Verilerin Kaydedilmesi ve Yayılması

Kişisel verilerin izinsiz olarak kaydedilmesi ve yayılması suçu da sosyal medya da işlenen ve işlenebilecek suçlar kapsamına girmektedir. Kişisel verilerin kaydedilmesi TCK madde 135 gereğince, yayınlanması ise TCK madde 136 gereğince suç teşkil etmektedir. Örneğin; bir kişinin fotoğraf veya videosunun izinsiz olarak kaydedilmesi durumunda madde 135, yayılması durumunda da madde 136 gereğince ayrı ayrı işlem yapılabilmektedir. Kişisel verilerin kaydedilmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilebilmekteyken, bu verilerin yayılması durumunda ise iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Mesela, Anonymus isimli hacker grubunun farklı ülkelerden yöneticilerin ve siyasi kişiliklerin konuşmalarını ele geçirip yayınlaması buna bir örnek olarak verilebilir.

  • Müstehcenlik ve Çocuk Pornografisi

TCK madde 226’da düzenlenen bu suç tipinde müstehcen görüntü ve yazıların çocukların ulaşabilmesine olanak sağlandığı durumlarda verilecek cezalar belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası bu suçun sosyal medyada işlenmesi gibi bir durumda yapılacak yaptırımı göstermektedir. Maddenin ikinci fıkrasında ‘’ (2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.’’ denilmektedir. Dolayısıyla söz konusu müstehcen görüntü, yazı veya bir ürünü sosyal medyada beğenmek, retweet etmek veya paylaşmak durumunda bu fıkranın hükmü uyarınca suç teşkil edebilmektedir. Yine bu suça örnek olarak ülkemizde gündemi işgal eden küçük çocuklara cinsel içerikli mesajlar atılması konusunda ki davalar gösterilebilir. Bu davalardan biri, İstanbul’da yaşayan R.E isimli şahsın 12 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel içerikli mesajlar atması ve İstanbul’a davet etmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Şikayetler ve kızın annesinin yine sosyal medya aracılığı ile yardım istemesi sonucu R.E bulunmuş ve emniyet ekiplerince gözaltına alınmıştır.[6]

  • Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçu

Bu suç tipi normal basın yayın yolu veya bir konuşma yoluyla işlenebileceği gibi sosyal medya üzerinden de işlenebilecek bir suçtur. TCK madde 216’da düzenlenen bu suçta halkın bir siyasi görüşe, bir bölgeye, bir inanca veya felsefeye yönelik tahrik edilmesinden bahsedilmektedir. Bu tahriğin kamu düzenini ve güvenliğini tehdit etmesinden bahsedilmektedir. Sosyal medyada çıkan asparagas haberler, halkı galeyana getirmeye yönelik veya belli bir grubu, kişiyi veya görüşü hedef göstermeye yönelik açıklamalar, paylaşımlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Örneğin; sosyal medyada, Türkiye’de yaşayan ve başka bir mezhep mensubu vatandaşlarımızı hedef göstermek, insanları o vatandaşlarımıza karşı galeyana getirmeye çalışmak yönünde paylaşımlar bu suçun kapsamına girmektedir. Şubat 2015’de Tunceli’de yaşanan olayda, acil tıp teknisyeni olarak çalışan A.Ö, sosyal medya hesabından Alevi vatandaşlarımıza hakaret etmiş, bunun üzerine Tunceli Valiliği idari soruşturma başlatmıştır. Ayrıca Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da adli soruşturma başlatmış ve A.Ö meslekten atılmıştır.[7]

  • Suçu ve Suçluyu Övme Suçu

TCK madde 125’te düzenlenmiş bu suç yine sosyal medyada da işlenebilecek bir suç tipidir. Söz konusu maddede; “İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” denilmektedir. Dolayısıyla sosyal medya üzerinden yapılacak bir açıklama veya paylaşım eğer işlenmiş bir suçu veya suçluyu övüyorsa bu kapsamda değerlendirilir. Örneğin; sosyal medya üzerinden terör örgütünü veya terör örgütünün gerçekleştirdiği bir saldırıyı öven HDPli yöneticiler hakkında açılan davalar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ayrıca verdiğimiz örnekte şahıslar, aynı zamanda terör örgütü propagandası yapmaktan da suçlanmaktadırlar. HDPli milletvekili Ferhat Encü suçu ve suçluyu övme suçundan dolayı fezleke düzenlenmiş ve ifadeye çağrılmıştır.[8]

C) Sosyal Medya ve Siber Suçlara Örnekler ve Alınabilecek Önlemler

Türkiye’de yoğun bir şekilde kullanılan sosyal medya, bahsettiğimiz üzere kimi zaman çok yararlı bir şekilde kullanılırken kimi zaman da kötü amaçlar doğrultusunda kullanılmaktadır. Buna vereceğimiz en yakın örnek 15 Temmuz 2016 darbe girişimidir. 15 Temmuz günü özellikle Facebook ve Twitter’ın kullanımının normal günlere göre 3 katına çıktığı tespit edilmiştir. İnsanlar sosyal medya üzerinden olaylar hakkında bilgi sahibi olmuş ve örgütlenip sokağa çıkmıştır. Bu ve bunun gibi toplumsal olaylarda gücünü gördüğümüz sosyal medya toplumu galeyana getirmek, kamu düzenini bozmak gibi durumlarda da ne yazık ki çok kullanışlı olabilmektedir. Ayrıca günümüzde siber saldırılar çok yaygınlaşmaktadır. Devlet kurumlarına yönelik birçok siber saldırı yapılmakta ve ele geçirilen bilgiler sosyal medya aracılığı ile paylaşılmaktadır.

Günümüzde birçok devlet buna karşı önlem almakta, siber saldırılara karşı güvenlik önlemleri geliştirmekte ve bu konunun üzerine ciddi olarak eğilmektedir. Öyle ki, gündemimizi de meşgul eden bazı siber suçlar devletlerin güvenliğini dahi tehdit edecek bir hal almaktadır. Örneğin; Edward Snowden isimli, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) ve Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) mensubu olan bu şahıs ABD’nin kullandığı kitle takip sistemini kamuoyuna açıklamıştır. Bunun üzerine kendisinin Çin ve Rusya ajanı olduğu iddia edilmiş, ancak kendisi bu iddiaları reddetmiştir. Snowden’ın açıkladığı programlar sayesinde ABD bütün dünyada yazışmaları, telefon konuşmalarını terörizm kuşkusuyla takip ettiği anlaşılmaktadır. Bu olayın üzerine ABD ve bazı devletler arasında ciddi diplomatik krizler çıkmıştır. Edward Snowden, uzun bir süredir Moskova Havalimanı’nda ikamet etmektedir.[9] Yine başka bir olaya bakacak olursak Avustralyalı Julian Assange isimli şahıs Wikileaks adlı bir internet sitesi kurmuş ve ABD’nin konsolosluklarının, Dışişleri Bakanlığı’nın ve ABD’nin diğer devletlerle ilgili belgelerini, yazışmalarını bu sitede yayınlamıştır. Bu olayda da ortaya çıkan belgeler sonucu ABD birçok ülke ile diplomatik krize girmiştir. ABD’nin casuslukla suçladığı Julian Assange, 19 Haziran 2012 tarihinden beri siyasi sığınma talep ettiği Ekvador Büyükelçiliği’nde ikamet etmektedir.[10] Görüldüğü üzere bilişim suçları devletlerin arasında diplomatik kriz çıkaracak kadar ciddi bir konudur. Bu kadar büyük krizlere yol açmasa da Türkiye’de de bu tarz olaylar yaşanmıştır. Örneğin; Redhack adlı hacker grubu, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nü hacklemiş ve birçok dosyaya ulaşmıştır. Daha sonra Redhack, bu bilgileri ve dosyaları sosyal medya üzerinden yayınlamıştır. Bu durum emniyetin bile aslında bu işe gerektiği kadar önem vermediğini ortaya koymaktadır. Bu ve bunun gibi durumların yaşanmaması için, özellikle devlet kurumlarının bu konuda gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Dünyada büyük devletler ‘’Siber Ordu Komutanlığı’’ dahi kurarken ve aslında devletler bile birbiri ile siber saldırılar üzerinden savaşmaktayken bu konuyu hafife almak, ulusal güvenliği tehditlere açık bırakmaktadır. Yine yakın zamanda milyonlarca vatandaşımızın kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi ve yayınlanması olayı, bunun en açık örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Devlet kurumlarının alabileceği önlemler dışında vatandaşlarımızın da alabileceği önlemler mevcuttur ve dikkate alınmalıdır. Örneğin; lisanssız yazılımlar, içeriği değiştirilmiş ve güvenliği kırılmış yazılımlar kullanmamak önem teşkil etmektedir. Onun dışında bilgisayarlarda anti virüs programları kullanmak, bu programları güncellemek, kişisel bilgileri başkasıyla paylaşmamak, kredi kartı bilgilerini paylaşmamak, güvenmediğiniz sitelere girmemek ve kendi hesabınızı güvenli bir şifreyle korumak bu önlemlerden bazılarıdır.

D) Türkiye’de ve Dünyada Siber Suçlara Karşı Yapılan Çalışmalar

Türkiye ve diğer ülkeler, siber suçlara karşı bir takım çalışmalar yapmaktadır. Ülkelerin emniyet ve istihbarat teşkilatları bünyesinde bu konuyla ilgilenen birimler kurulmaktadır. Ayrıca bu konuyla ilgili uluslararası zirveler düzenlenmekte ve bir takım anlaşmalar yapılmaktadır.

1. Uluslararası Alanda Yapılan Çalışmalar

Bilişim suçları ulusal hukuk alanında genel olarak sınırları aşan niteliği nedeniyle hemen hemen bütün ülkeler tarafından hukuksal düzenleme konusu olmuştur. Bu düzenlemeler incelendiğinde; bilişim sistemi aracılığıyla dolandırıcılık, verilere zarar verme, sabotaj, verilerde sahtekarlık, sisteme yetkisiz girme, verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi gibi eylemlerin suç olarak düzenlendiği görülmektedir.

Bilişim suçları ile mücadelede, temel uluslararası belge, 23 Kasım 2001’de Budapeşte de imzalanan Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesidir. 28.01.2003 tarihinde Strasbourg’da, Siber Suç Sözleşmesine Ek, Bilişim Sistemleri Aracılığıyla İşlenen Irkçı ve Yabancı Düşmanlığı Nitelikli Eylemlerin Suç Haline Getirilmesine Dair Protokol, 26 üye ülke tarafından imzalanmıştır. Türkiye henüz bu sözleşme ve onun eki niteliğindeki protokolü imzalamamıştır. Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi 23.04.2005 tarihi itibariyle, 38’i üye ve 4’ü üye olmayan (ABD, Japonya, Kanada ve Güney Afrika) toplam 42 ülke tarafından imzalanmış bulunmaktadır. Bu sözleşme, çoğu zaman sınıraşan nitelik taşıyan bilişim suçları ile mücadelede ortak bir ceza politikasının oluşturulması için hazırlanmıştır.[11]

1. Türkiye’de Yapılan Çalışmalar

1997 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde İletişim ve Veri Güvenliği Bürosu kurulmuştur. Daha sonra İnternet Suçları ile Mücadele Amirliği faaliyetlerine başlamıştır. 1999 yılında Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bünyesinde Bilişim Suçları Çalışma Grubu oluşturulmuş ve halen Bilişim Suçları Araştırma Büro Amirliği olarak görevine devam etmektedir. 2000 yılında TADOC (Türkiye Uluslar Arası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi) kurulmuş, yine aynı akademi bünyesinde Bilişim Suçları Araştırma Merkezi faaliyete geçirilmiştir.

Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde, internet kullanımının Türkiye’de sağlıklı gelişmesi ve toplumsal yarar sağlanması ve temel öneriler oluşturulması için İnternet Kurulu kurulmuştur. Kamu kurum ve kuruluşları da kendi ilgi alanlarına giren konularda internet güvenliği ile ilgili çalışmalar yapmaktadırlar.

Bilişim suçlarıyla mücadele konusunda eğitim verilmesi ve personel yetiştirilmesi konusunda çeşitli üniversitelerce kurulmuş enstitü, kurul ve çalışma grupları teşkil edilmiştir. Bu alanda toplumu bilgilendirme ve eğitim konularında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları da bulunmaktadır.

Jandarma Genel Komutanlığında 2001 yılında İnternet İstihbarat Kısmı ve 2003 yılında “Bilişim Suçları Kısmı” kurulmuştur. Bu birimler İl Jandarma Komutanlıkları ile koordineli olarak çalışmaktadır.

E) Değerlendirme

Teknoloji ilerledikçe ve geliştikçe her alanda bilişim sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bir insanın basit bir işleminden, bir devletin istihbarat faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda bilişim sistemlerinden faydalanılmaktadır. Toplumsal olaylarda veya gündem olan olaylarda bile sosyal medyanın gücünden yararlanılmaktadır.

Sosyal medyadan gelen tepkiler, bazen hükümetlere bile bir konuda geri adım attırabilmektedir. Bilişim sistemlerinin bu kadar aktif olarak kullanıldığı dünyada, suçlar kaçınılmaz oluyor ve birçok insan mağdur olabilmektedir. Kimi zaman terör örgütleri ya da onların destekçileri devlet kurumlarına, veri tabanlarına hatta güvenlik kurumlarına siber saldırılar düzenleyebilmektedir. Artık devletler bile birbirleriyle sahada savaşmaktan çok siber saldırılar üzerinden savaşmaktadırlar. Örneklerde de görüldüğü üzere siber saldırılar bazen büyük ulusal güvenlik tehditleri haline gelebilmektedir. Özellikle büyük devletler siber konusunu artık çok ciddiye almaktadır. Gerek vatandaşlarını korumak gerekse de ulusal güvenliklerini sağlamak amacıyla siber güvenlik ve bilişim suçları üzerine birçok çalışma yapmaktadırlar. Öncelikle bilişim suçlarının her türlüsüne karşı toplumun bilinçlendirilmesi gerekmektedir. İnsanlar bu teknolojiden faydalanırken mağdur duruma düşmektedir. Toplumsal bilincin oluşması ve insanların artık bu konuda dikkatli hareket etmesi gerekmektedir.

Günümüzde insanlar sadece mağdur olmakla kalmamaktadır. Bilinçsizlikten dolayı özellikle sosyal medya üzerinden farkında olmadan suç işleyen birçok kişi görülmektedir. Ayrıca insanlar bu tarz bir suça maruz kaldığında, hukuki olarak haklarını, izleyeceği yolu kısacası nasıl adım atacağını bilmemektedir. Bu konuda toplumun özelliklede gençlerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir. İnsanların bu konuda mevcut olan hukuki haklarını bilmeleri ve kendilerine ona göre yol çizmeleri gerekmektedir. Ancak bu konuda toplumdan önce bilinçlenmesi ve bu konu üzerine çalışmalar yapması gereken devlettir. Ulusal güvenliği dahi tehdit edebilecek bir suç tipine karşı devlet her türlü önlemi almalıdır. Siber saldırılara karşı koyabilecek, siber güvenlik ağları oluşturulmalı ve gelişen teknolojiye göre geliştirilmelidir. Ayrıca kanunlar ve cezalar suçlulara karşı caydırıcı olmalıdır. Dolayısıyla toplumun henüz yeteri kadar bilgi sahibi olmadığı bu suç alanı artık önemsenmesi gereken ve tedbirler alınması gereken bir alan olmalıdır. Artık savaşlar dahi kısmen de olsa bu alanda yapıldığına göre, savaş alanına silahsız çıkmak kabul edilemez bir hata olacaktır.

[1] Herman Kahn, ABD’li fütürist, askeri stratejist ve sistem kuramcısıdır.

[2] Av. Kürşat Ergün, ‘’Bilişim Suçları’’, Bilişim Suçları Konferansı, Antalya, 2012, (2 Eylül 2016).

[3] Cevat Özel, "Bilişim Suçlarının Türk Ceza Kanunu ve Tasarıdaki Hükümler Yönünden Mukayeseli Değerlendirilmesi-Öneriler", 2004, http://www.turkhukuksitesi.com/makale_135.htm, (2 Eylül 2016).

[4] Haberler.com, ‘‘Cumhurbaşkanına Hakaret İddiasından Tutuklandı’’, http://www.haberler.com/sosyal-medya-uzerinden-cumhurbaskanina-hakaret-8814174-haberi/, (18 Ekim 2016)

[5] Habertürk, , ‘‘ 10 yaşındaki kız çocuğunu taciz eden kişi tutuklandı’’, http://www.haberturk.com/saglik/haber/1259262-10-yasindaki-kiz-cocuguna-whatsapp-yoluyla-taciz, (18 Ekim 2016)

[6] Haberin yeri net, ‘‘ 12 yaşındaki kıza taciz mesajları atan R.E yakalandı.’’, http://www.haberinyeri.net/12-yasindaki-kiza-taciz-mesajlari-atan-recep-eken-yakalandi-33g.htm, (18 Ekim 2016)

[7] Haberler.com, “Sosyal Medyada Alevilere Hakarete Soruşturma’’, http://www.haberler.com/sosyal-medyada-alevilere-hakarete-sorusturma-6979561-haberi/, (18 Ekim 2016)

[8] Habertürk, “HDP’li Ferhat Encü İfadeye Çağrıldı.’’, http://www.haberturk.com/gundem/haber/1265697-hdpli-ferhat-encu-ifadeye-cagrildi, (18 Ekim 2016)

[9] Uluslararası Politika Akademisi, ‘’Edward Snowden Olayı’’, http://politikaakademisi.org/2013/06/28/edward-snowden-olayi/, ( 04 Ekim 2016).

[10] Uluslararası Hukuk Çalışmaları, ‘’Assange Olayı ve Diplomatik Sığınma’’, https://uluslararasihukukadairmulahazalar.wordpress.com/2015/06/20/assange-olayi-ve-diplomatik-siginma/, (04 Ekim 2016).

[11] Jandarma Genel Komutanlığı, ‘’ Hırsızlık Ve Dolandırıcılık Olaylarında Alınması Gereken Bireysel Önlemler ve Tavsiyeler’’, http://www.jandarma.gov.tr/asayis/suc_ks/Tedbirler.htm, (04 Ekim 2016).

[12] Jandarma Genel Komutanlığı, ‘’ Hırsızlık ve Dolandırıcılık Olaylarında Alınması Gereken Bireysel Önlemler ve Tavsiyeler’’, http://www.jandarma.gov.tr/asayis/suc_ks/Tedbirler.htm, (04 Ekim 2016).

Reklamlar

Etiketlendi:, , , , ,

www.ozelburoistihhbarat.com

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: