ÇİN DOSYASI : Mo Yan’in Kaleminden Yakın Çin Tarihi (PROF. DR. SERİYE SEZEN)


KAYNAK : http://www.cinhh.com/mo-yanin-kaleminden-yakin-cin-tarihi/

Mo Yan’in Kaleminden Yakın Çin Tarihi

2012 yılı Nobel Edebiyat Ödülünün Çinli yazar Mo Yan’e verilmesi, ülkenin giderek artan ekonomik gücünün edebiyat alanına yansıması olarak görülebilir ve ödül “Çin’e mi yoksa Mo Yan’e mi verildi” sorusu da tartışılabilir. Elbette bu düşünceler ne Mo Yan’in edebi değerini yargılamaya ne de Nobel ödüllerinin niteliğini burada tartışmaya yol açmaz.

Nedeni ne olursa olsun, bu ödül, Türkiye’de Doğu edebiyatına açılan dar kapının biraz daha aralanmasına ve çağdaş Çin edebiyatının geniş kesimlerce okunmasını sağlayacak girişimlere yol açtı. Can Yayınları, Kızıl Darı Tarlaları[1] romanından sonra, yazarın İri Memeler ve Geniş Kalçalar[2] adlı hacimli romanını da Türk okuyucularına sundu. Bu yazıda her iki romanın ortak özellikleri üzerinde durulduktan sonra İri Memeler ve Geniş Kalçalar romanı değerlendirilecektir.

Mo Yan’in Türkçeye çevrilen bu iki romanında ortak mekân, tema ve zaman dikkat çekiyor. Mekân, Çin’in Şangdong eyaletindeki Gaomi Kuzeydoğu Bucağı kırsalıdır. Ana tema ise aynıdır: Çin’in bir imparatorluktan günümüze kadar uzanan tarihsel dönemeçleri, kır insanlarının yaşamları üzerinden işlenmektedir.1980’li yıllarda yazılan Kızıl Darı Tarlaları’nda Kültür Devrimi yıllarında sonlanan zaman dilimi, İri Memeler ve Geniş Kalçalar’da daha geniş tutulmuştur: imparatorluktan cumhuriyete geçiş, ikinci Japon işgaline karşı ulusal direniş, iç savaş, komünistlerin zaferi ve sosyalist cumhuriyetinin kuruluşu, Büyük İleri Atılım, Kültür Devrimi ve nihayet “reform ve dışa açılma” dönemi. Ancak Çin’in 20. yüzyıldaki büyük dönüşümlerinin ana durakları, her iki romanda da ikincil konumdadır ve romanların ana karakterlerini oluşturan iki ailenin yaşadıklarının bir nedeni olarak, dolaylı biçimde işlenmektedir.

Her iki romanda etkileyici doğa betimlemelerinin yanı sıra güçlü kadın karakterleri dikkat çekmektedir. İlk romana adını veren ve kimilerince Çin “milli ruhunu” temsil eden bir metafor olarak yorumlanan darı tarlaları, en az roman kahramanları kadar ön plandadır. Savaşı ve tarihsel olayları edebiyatın içine sokmayı amaçlayan yazar, Kızıl Darı Tarlaları’nda, darı tarlalarını bir sahne olarak ele alıp içine Japonlara karşı direnişi ve aşk hikâyelerini yerleştirir. Yazar mekânın ötesinde, benzetmeler için de sıklıkla doğaya başvurur; “güneş iki bambu boyuna” ulaşır, “altı kız kardeş sanki bir baş sarımsağın dişleriymiş gibi sımsıkı birbirlerine” sarılır. Kızıl Darı Tarlaları’nda Mo Nehri, İri Memeler ve Geniş Kalçalar’da ise Taşkın Ejderha Nehri romanların ana karakterleri arasındadır.

Kızıl Darı Tarlaları’nda “nine”; İri Memeler ve Geniş Kalçalar’da ise önce kayınvalide Şangguan Lü, kayınvalidenin sağlığını yitirmesi ile ardından gelini Şangguan Lu’nun çizdiği anne karakterleri ön plandadır. Bu bağlamda Mo Yan’in her iki eseri tarihsel niteliğinin yanı sıra, günümüzde giderek artan ölçüde tahrip olan kırsal doğa ile geleneklerin ve yoksulluğun en yakıcı etkilerini yaşamış, meta işlemi görmüş köylü kadınlar üzerinedir. Çinli genç kadınların erkeklerin beğenisi kazanmak için ayaklarının bağlanması, bir katır karşılığında cüzzamlı bir erkekle evlendirilmeleri, erkek çocuk doğurmadığı sürece koca evinde aşağılanmaları, baba evine gönderilmekle tehdit edilmeleri, erkek çocuğa ulaşıncaya kadar doğurmak zorunda kalışları vb. olgular her iki romanda da işlenen temalardır. İşgalci güçlerin tecavüzüne uğrayan kadınlar savaşın bedelini yalnızca canlarıyla değil onurlarıyla, bedensel ve ruhsal bütünlüklerinin parçalanmasıyla da öderler. Bununla birlikte her iki romanda da, kadın karakterlerin cinsel özgürlüklerini, kimi zaman geleneklerin ya da koşulların zorlamasıyla kimi zaman da bir başkaldırıyla yaşadıkları dolaylı biçimde işlenmektedir.

Kızıl Darı Tarlaları’nda daha belirgin olmak üzere Mo Yan’in anlatımında masalsı ve yer yer de destansı bir biçem dikkat çekmektedir.

İRİ MEMELER ve GENİŞ KALÇALAR

Romanın öznesi, Gaomi Kuzeydoğu Bucağının Dalan Kasabasında yaşayan Şangguan ailesidir. İmparatorluk zamanında doğmuş (1900) Şangguan Lu’nun 90 yıllık yaşamı, aynı zamanda ülkenin 90 yıllık tarihini yansıtır. Şangguan Lu, genç kız, gelin, dokuz çocuklu dul bir anne ve nihayet bir nine olarak, hem içine doğduğu geleneklerin ve sınıfsal konumunun hem de ülkenin tarihsel çalkantılarının tüm zorluklarını, acılarını ve yokluklarını çeker. Henüz bebekken anne ve babası Alman güçlerince, genç bir kadınken de kocası ve kayınpederi Japon güçlerince öldürülecek ve aile bireylerinin çoğu da izleyen dönemin karmaşası içinde yaşamlarını yitirecektir. Romanın bir diğer ana karakteri, Şangguan Lu’nun, misyoner bir papazdan olma dokuzuncu çocuğu ve tek oğlu Şangguan Cintong’dur. Yazar, memelere hastalıklı ölçüde bağımlı, yedi yaşına kadar annesini, uzunca süre de bir keçiyi emerek beslenen, zayıf kişilikli bu karakterin “bazı çağdaş Çin aydınlarının cisimleşmiş hali” olduğu yönündeki yorumlara katıldığını belirtmektedir.

Savaş, Ölüm ve Açlık

İri Memeler ve Geniş Kalçalar romanı, savaşın yıkıcılığının, yok ediciliğinin ve insanlıktan çıkarıcı sonuçlarının edebiyata yansıması ve bu koşullar altında insanların yaşamda kalma mücadelesi üzerinedir. Önce Japon güçlerine karşı verilen mücadelede ve ardından milliyetçilerle komünistler arasındaki savaşta bu temalar ön plandadır. Yalnızca silahların değil, açlığın ve soğuğun da insanları öldürdüğü; doğada ne bulunursa yenildiği, bebeklerin keçileri emerek hayatta kalabildiği, çocukların açlıktan ölmemeleri için ebeveynleri tarafından insan pazarındaki alıcılara yalvarılarak satıldığı, dondurucu soğukta bir yorgan için ölümüne mücadele edildiği bir dönemdir anlatılan.

Sosyalist dönemde, Büyük İleri Atılım Yıllarında yokluk, kıtlık ve yoksulluk devam eder. Anne Şangguan Lu, çalıştığı değirmende gizlice yuttuğu ve evde kusarak çıkardığı tahıllardan yaptığı yemeklerle torunlarının yaşamda kalmalarını sağlar. Şangguan Cintong’un çalıştığı tarım çiftliğinde ise günde 45 gram tahıl istihkakı olan işçiler; şırıngayla boşaltarak içtikleri yumurtaları, tartı sırasında anlaşılmasın diye suyla doldururlar. Kadınlar bir kepçe daha fazla yemek ya da fazladan bir çörek için kendilerini satarlar.

Yalnızca Büyük İleri Atılım Dönemi değil Kültür Devrimi dönemi de Mo’nun eleştirilerinden payını alır. Yeni rejim iç savaş sırasında milliyetçilerle hareket edenleri, karşı devrimcileri ya da halkı ezenleri teşhir eder, bir kısmını seyyar halk mahkemelerinde yargılayarak idam eder.

Kapitalizme Yönelen Çin

Kitapta 1980 sonrası “reform ve dışa açılma dönemi” yine Şangguan ailesi bireylerinin öyküleri bağlamında, ülkenin yalnızca üretim ve bölüşüm ilişkilerinin değil, fiziksel ve tüm toplumsal dokularının yeniden inşa edildiği bir süreç olarak betimlenmektedir. Ortak üretim, tüketim ve yaşam birimi olan komünler dağılmış, tarlalar halka dağıtılmıştır,[3] “artık herkesin yiyecek aşı ve giyecek kıyafeti” vardır. Ancak “ne sınıf ne de sınıf mücadelesi” kalmıştır; kimse paradan başka bir şey görmemektedir. İnsanların zihinlerini, ruhlarını işgal eden bu kez paradır. Kırsal alanlar hızla kâr için üretim ve kullanımın inşasına açılırken, Dalanlı çiftçilerin birçoğu hızla kapitalistleşirler. Uçsal zenginliklere, değerlerin yozlaşması, haksız kazançlar, yolsuzluklar ve geleneksel kültürün yok oluşu ile toplumsal ilişkilerin metalaşması eşlik eder. Artık dönem; satmak, kazanmak, daha çok satmak, daha çok kazanmak ve tüketmek dönemidir. Hayatı boyunca ana kuzusu olarak kalan ve bu dönüşüme ayak uyduramayan Şangguan Cintong, annesinin cenazesini artık nesli tükenmekte olan birkaç eski hemşerisinin yardımıyla gömebilir. Bir genç ayakkabısını 10 Yuanla parlatırken, cebindeki son 1 Yuanı açlığını yatıştırmak için çay almak yerine dilenciye verecek kadar yufka yürekli olan ve bir süre sonra bu dilencinin liderliğindeki çete tarafından donuna kadar soyulan Cintong, annesiyle birlikte sanki eski Çin’i de toprağa verir.

Kitabın Yapısı

İri Memeler ve Geniş Kalçalar romanı yedi ana bölüm ile bir ek bölümden oluşuyor. 1038 sayfalık hacmiyle hayli uzun ve fiziki olarak okumayı zorlaştıracak kadar ağır bir kitap. Bu hacim, “daha kısa tutulamaz mıydı” sorusunu akla getirmekle birlikte nihayet yazarın tercihidir. Çoğul bakış açısıyla yazılan romanda birinci ve üçüncü tekil şahıs anlatımı kullanılmış. Ancak metne Şangguan Cintong’un anlatımı egemen. Uzunluğuna rağmen sıkılmadan okunan doyurucu bir çeviri; dipnotta verilen bilgiler, özellikle Çin’e ilişkin bilgileri sınırlı olan okuyucular için çok yararlı. Ancak yazım yanlışları ve ilçe kaymakamının bir yerde “ilçe valisi olması” gibi yazım birliği açısından sorunlu noktalar var.

Diğer yandan okuyucu altıncı bölümde romanın “sonlandığı” hissine kapılmakla birlikte, yedinci bölümde bu kez romanın başlangıç tarihinden de eskiye, 1900 yılına gidilerek annenin kronolojik yaşam öyküsü verilmeye başlanıyor. Bu bölüm aslında önceki bölümlerden bağımsız değil. Yazar buradaki bilgileri bölümler içinde de yedirebilirdi, ama yer yer tekrarlar olma pahasına bir kronolojik bütünlük içinde romanın sonunda vermeyi seçmiş. İlk kez Dajia dergisinde dizi halinde yayımlanan romanı üzerinde yeniden çalışan yazar 2001 ve 2009’da düzeltmeler yapmış. Romanın eki bu düzeltmelerin ürünü olsa gerek.

ÇİN’İ BİR DE EDEBİYAT ÜZERİNDEN TANIMAK

İnsanlık tarihi aynı zamanda savaşların, işgallerin, kıtlıkların, açlıkların, yıkma, yok etme, yaşatma ve yeniden inşaların tarihidir. Yeryüzündeki her coğrafya ve o coğrafyanın yerleşikleri geçmişte ve bugün bu tarihin hem öznesi hem de nesnesi olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda kendi coğrafyasının yaşadıklarının bir kesitini romanlaştıran Mo Yan’in yazdıklarının, farklı coğrafyalardaki okuyuculara kendi tarihsel geçmişini, yaşanan savaş ve toplumsal çalkantıları ya da neo-liberal politikalar ekseninde günümüzde yaşadıklarını anıştırması olağandır. Bu açıdan bakıldığında kitabın özgün bir konuyu romanlaştırmadığı düşünülebilir. Ancak, kitabın, Çin gibi köklü bir uygarlığı temsil eden ve günümüzde kapsamlı bir yön değişikliğine yönelen ülkeyi edebiyat üzerinden tanımak; bilgi dağarını, ülkenin gelenekleri, yakın tarihinde geçirdiği siyasal ve ekonomik dönüşümler, kapitalizme yönelişin toplumsal ve fiziksel dokular üzerindeki yansımaları ile zenginleştirmek isteyenler için yararlı bir zemin oluşturduğu tartışmasızdır. Elbette yazarın baktığı, durduğu yerin izdüşümlerini yansıtan anlatıyı, kendi belleğinde birikenlerle değerlendirmek ve bu zemini başka anlatılarla birlikte inşa etmek okuyuculara kalıyor.

Son olarak, Mo Yan’in eserlerinin özgün dilinden Türkçe’ye kazandırılmış olmasının önemi vurgulanmalıdır. Her iki eser, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Sinoloji bölümü mezunu Erdem Kurtuldu tarafından çevrilmiştir. Burada, Türkiye’nin yetiştirdiği ilk sinolog olan Prof. Dr. Muhaddere Nabi Özerdim (1916-1991) ile DTCF Sinoloji Bölümünün şimdiki başkanı Prof. Dr. Bülent Okay’ın, dilimize kazandırdıkları klasik metinlerin dışında, yetiştirdikleri öğrenciler için de katkılarını anmak gerekir. Türkiye ve Çin hükümetlerince, her iki ülkenin kültürel açıdan birbirlerini yakından tanımasını sağlamak amacıyla başlatılan girişimlerin özel kişi ve kurumların çabasıyla desteklenmesinde yarar vardır. Bu, yalnızca, büyük Çin uygarlığını daha yakından görmek için değil, aynı zamanda bugünkü Çin’e, yakın dönemde sermaye birikimi ve teknoloji öğrenme sürecindeki ucuz ürünleri üzerinden bakan önyargılı ve sığ değerlendirmelerden uzaklaşmak için de gereklidir.

* Bu yazı Cumhuriyet Kitap Eki, Sayı 1299, 8 Ocak 2015: 12-13’te, “Yakın Çin Tarihi” başlığı ile yayımlanmıştır.

** Prof. Dr. Seriye Sezen, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde öğretim üyesidir.

Dipnotlar:

[1] Mo Yan, Kızıl Darı Tarlaları, Çev. Erdem Kurtuldu, Can, İstanbul 2013, 522 s.

[2] Mo Yan, İri Memeler ve Geniş Kalçalar, Çev. Erdem Kurtuldu, Can, İstanbul 2014 1038 s.

[3] Çin’de toprak hâlâ kamu mülkiyetindedir. Ancak, komün sisteminin sonlanmasıyla birlikte, tarım topraklarının kullanım hakları uzun süreli sözleşmelerle ailelere verilmiştir. Romanda kastedilen bu uygulamadır.

Etiketlendi:, , ,

www.ozelburoistihhbarat.com

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: