IŞİD ÖRGÜTÜ DOSYASI /// IŞİD : Devletleşmiş Bir Terör Örgütü mü ?


Son yıllarda oldukça şiddetli bir dönemden geçen ve farklı terörist grupların hedef noktası haline gelen Orta Doğu’da bir terörist grubun eylemleri diğerlerininkileri gölgede bırakıyor. IŞİD (ya da diğer isimleriyle ISIS, IS, DAEŞ, DAİŞ, İD…) 2014 yılının başlarında Irak ordusuna önemli yenilgiler yaşatarak başta Musul olmak üzere çeşitli şehirleri ele geçirdiğinde dünya gündemine oturdu. Musul’un ardından Irak ve Suriye’de önemli ölçüde toprak kazanan ve bir zamanlar Bağdat’ın kapısına kadar uzanan bu örgüt daha önce hiçbir terör örgütünün yapmaya yeltenmediği bir işe girişti; devletleşmeye çalışmak. Kontrol ettiği bölgelerde vergi toplayan, okullar açıp eğitim veren, yol yapan, sağlık hizmetleri götüren, her yerleşim bölgesine bir vali atayan kısacası klasik anlamda devlet olarak bildiğimiz yapı ne yapıyorsa onu taklit eden bir yapıya bürünen IŞİD, bir terör örgütü mü yoksa bir devlet mi olduğu tartışmalarına yol açtı. Bu yazının amacı da bu tartışma etrafında dönen tartışmayı değerlendirip bir cevap aramak olacaktır. Öncelikle devlet nedir sorusuna cevap aranacak, bir devleti devlet yapan unsurlar tartışılacaktır. Ardından, IŞİD’in konumu bu unsurlar içerisinde kendinde bir yer bulabiliyor ya da bulamıyor mu sorusu tartışılacak, son olarak da IŞİD’in neden bildiğimiz anlamda devlet tasvirine uymadığı açıklanacaktır. Yazının ana argümanı IŞİD her ne kadar bazı yönleri ile devletmiş gibi bir izlenim verse de gerçekte devlet olmaktan uzak olduğu olacaktır.

Devlet Nedir?

Devlet tanımını farklı şekillerde yapmak mümkün. Eğer bu çalışma akademik bir çalışma olsaydı, çeşitli akademisyenlerin bu konudaki tanımları incelenebilirdi ancak daha güncel bir bakışla olayı yaklaşıldığı için Türk Dil Kurumu’nun tanımı da kullanılabilir. TDK devlet sözcüğünü;

Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık’

şeklinde tanımlamış. Oldukça basit bu tanım aracılığı ile devletin iki temel unsuru olduğunu söylemek mümkün; birincisi sabit ve değişmeyen bir toprak bütünlüğüne, yani sınırlara sahip olmak, ikincisi de belirli bir toprak parçasında yaşayan millet veya milletler topluluğu tarafından oluşturulmuş olmak, kısacası tanımlanabilir bir nüfusa sahip olmak.

Elbette bu iki unsur çok genel ve oldukça kapsayıcı unsurlar. Bunların yanında bir yapının devlet olduğunu kanıtlar nitelikte olan birkaç önemli alt unsur daha sıralayabiliriz. İlk olarak, düzenli ve gelenekleri oturmuş ve herhangi bir silahlı gruptan daha gelişmiş ve sofistike silah sistemlerine olan bir orduya sahip olmak. İkincisi, programlanmış, düzenli ve daha da önemlisi sürdürülebilir bir eğitim ve sağlık sistemine, tercihen belirli bir sayıda ve bilim üretebilme yeteneğine sahip yüksek öğretim kurumlarına sahip olmak. Son olarak ise Birleşmiş Milletler ve diğer devletler tarafından devlet statüsünde kabul görmek. Bu noktada şunu belirtmek önemli; bu alt kriterlerden bazılarını karşılamayan devletler olduğunu, dolayısıyla bu kriterlerin tamamıyla doğru olmadığını düşünenler olabilir ve bu düşüncelerinde haklılık payı vardır. Ancak dünya üzerindeki devletlere baktığımızda neredeyse tamamının bu kriterleri karşıladığını görürüz. Karşılamayanların ya devlet statüleri tartışmalı durumdadır ya da her ne kadar devlet olarak kabul edilseler de bu devletlik ünvanı onlara sadece sembol amaçlı verilmiştir (Bu konudaki en başlıca örnek olarak Vatikan Devleti ve Monako Prensliği gösterilebilir). Dolayısıyla istisnaların kaideyi bozmayacağını öne sürerek bir siyasi yapının devlet olup olmadığına karar vermede bu yukarıdaki kriterlerin oldukça önemli bir yol gösterici olacağını söylemek mümkündür.

IŞİD ve Devlet Kavramı

IŞİD Irak ve Suriye’de büyük bir alanı ele geçirip buraları kontrol etmeye başladığında uluslararası alanda terörizm ile ilgilenen uzmanların en çok şaşırdığı konulardan biri de IŞİD’in normal bir terörist örgütü gibi davranmayıp daha çok bir devlet gibi hareket etmeye çalışması oldu. Göze çarpan ilk unsur IŞİD’in diğer terörist örgütler gibi asimetrik savaş taktiklerini kullanıp vur-kaç saldırıları düzenlemek yerine düzenli bir ordu gibi hareket edip ilerleyerek şehirler ele geçirmesi ve o şehirlere yerleşmesi oldu. Irak ordusunun envanterinden yağmaladığı askeri araçlar ile silahlı gücünü hem nicelik hem de nitelik olarak daha önce hiçbir terörist grubun gelemediği bir noktaya taşıyan IŞİD çeşitli raporlarda farklı rakamlar iddia edilse de yaklaşık olarak 30 bin kişilik bir silahlı güce ve yağmaladığı askeri depolar sayesinde büyük sayıda anti-tank silahlarına, zırhlı personel taşıyıcılarına ve hatta hatırı sayılır miktarda tanka sahip oldu. Kontrol altında tuttuğu yerlerde elektrik, su ve yol gibi normal şartlarda devlet tarafından sağlanan hizmetleri sağlayan IŞİD, bununla da kalmayıp okullar açıp okul çağında bulunan çocukları buralarda kendi eğitim sistemi ve ideolojisi ile eğitmeye ve aynı zamanda sağlık hizmetleri vermeye başladı. Aynı zamanda kontrol altında tuttuğu bölgelere valiler ve yerel idari yöneticiler atayıp dikey anlamda bir devlet hiyerarşisi oluşturmaya başladı. Hatta ve hatta kendi adına pasaport ve vatandaşlık da dağıtmaya başlayarak kendisini klasik terör örgütü algısının tamamen dışına konumlandırdı.

Yukarıda sözü edilen devlet kıstasları ile IŞİD’in yaptıklarını karşılaştırdığımızda karşımıza devlet olmanın gerekliliklerini yerine getiren bir örgüt çıkıyor. IŞİD’i diğer terörist örgütlerle kıyaslamak bu konuda daha anlamlı bir resim verebilir. Örneğin PKK ve El Kaide hiçbir zaman çok kalabalık bir silahlı güce ve sofistike zırhlı araçlara ve tanklara sahip olup bunları Türkiye, Amerika ya da Afganistan ordularına karşı kullanmadı. Onun yerine daha çok karakol baskınları, bombalama eylemleri, sivilleri hedef alan eylemleri kullanarak vur-kaç üzerine kurulu bir asimetrik savaş strateji izlediler. Doğal olarak kendileri tamamen bir alan kontrol edemediği için de eğitim, sağlık, su, yol gibi devlet tarafından karşılanan hizmetleri yönetmeyi hedefledikleri nüfusa hiçbir zaman sağlayacak güçleri olmadı. Bu yönüyle IŞİD’in bizim bildiğimiz anlamda ‘terör örgütü’ tanımlamasına tam olarak uymadığı açık olarak görülüyor. Ancak bakış açımızı biraz değiştirdiğimizde IŞİD’in iddia edildiği gibi bir devlet olduğunu söylemek de pek mümkün değil.

IŞİD Bir Devlet mi? Pek de Değil

Önceki bölümde IŞİD davranış biçiminin devlet olma gerekliliğinin alt unsurlarından bir kaçı ile örtüştüğünden bahsedilmişti. Bu bölümde ise öncelikle bir adım geri atıp devlet olmanın temel gerekliliklerine değinmek gerekiyor. Türk Dil Kurumu tarafından yapılan tanımda devlet olmanın iki ana unsurundan yani değişmeyen sınırlara sahip olmak ve o sınırlar içerisindeki millet ya da milletler tarafından örgütlenmiş bir yapıya sahip olmak demiştik. İşte bu iki unsur da IŞİD için oldukça problemli hususlar. Her ne kadar 2014 yılının başından beri IŞİD önemli ölçüde bir toprak parçasını kontrol etmiş olsa da, örgütün sabit bir sınırları olduğu söylenemez. Irak ve Suriye’de devam eden çatışmalar örgütün sınırlarının çok hızlı bir şekilde değişmesine, dolayısıyla kalıcı anlamda bir toprak parçasına ya da sınırlara sahip olmasına olanak sağlamıyor. İkinci olarak ise her ne kadar bazı yerel aşiretlerden, Saddam’ın eski askerlerinden ve kısıtlı sayıda bölge insanından destek alsa da, IŞİD’in belirli bir toprak parçası içerisindeki insanlar tarafından örgütlenerek kurulan bir devlet olduğunu söylemek zor. Aksine, dünyanın dört bir tarafından gelen militanlar örgütün siyasi ve askeri bürokrasisinin önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu durumda IŞİD’in Irak ve Suriye’deki insanlar tarafından kurulmuş bir devletten ziyade dünyanın dört bir yanından ideolojik sebeplere örgüte katılmış insanlar tarafından kurulup yönetilen ve ayakta tutulmaya çalışılan bir oluşum olduğu durumunu ön plana çıkarıyor.

Öte yandan, devleti devlet yapan yardımcı unsurların da temeline indiğimizde IŞİD’in devlet olma iddiası açısından oldukça tartışmalı bir konumda olduğunu görürüz. Örneğin, bir sosyal devlet gibi davranarak kontrolü altında olan nüfusa eğitim ve sağlık gibi hizmetler sağlamak her ne kadar daha önce görülmemiş bir durum olsa da, bu hizmetlerin sürdürülebilirliği yalnızca devletlere mahsus olan bir durumdur. Bu sektörlerde ihtiyaç duyulan doktor, hemşire, öğretmen, sağlık teknisyeni gibi uzmanlık isteyen mesleklerde insan yetiştirme kapasitesi, gerekli ekipmanların sağlanması, altyapının kurulması gibi hususlar devletlere has olan bir durumdur. IŞİD her ne kadar ilk anda bu hizmetleri sunabilme gücüne sahip olmuş olsa da bu konudaki sürdürülebilirliği oldukça tartışmalı bir konudur. İnsan yetiştirecek kapasitede bir üniversitesi olmayan IŞİD, bu sektörlerde kullanılacak teknolojiyi dışarıdan temin etme ya da kendi üretme kabiliyetine de sahip gibi görünmemektedir. Dolayısıyla bu tip hizmetleri sürdürülebilir şekilde sunma kabiliyetleri kısıtlı olduğu için de IŞİD’e bir devlet statüsü bahşetmek çok da mantıklı gözükmemektedir.

Sonuç

IŞİD terör örgütü daha önce hiçbir terörist örgüt tarafından denenmemiş bir şekilde asimetrik savaş taktiğinden simetrik savaş taktiğine geçip, bir düzenli ordu gibi hareket ederek şehirler ele geçirmeye başladığında kendisinin bir El Kaide ya da PKK gibi bizim bildiğimiz klasik anlamda bir terör örgütü gibi tanımlanamayacağını kanıtladı. Davranış biçimleri, ki kendisi de olduğunu iddia ettiği gibi, bir devleti andırmaktaydı. Ancak devlet nedir sorusu üzerine yapılacak derin bir düşünce ve bu düşünceden ortaya çıkan olgularla IŞİD’in durumu karşılaştırdığında ortada tam anlamıyla bir devletin varlığından söz etmenin oldukça zor olduğu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla IŞİD bir devlet mi sorusuna her ne kadar terör örgütleri arasından devlet olmaya en çok yakınsayan olarak öne çıksa da, onun bizim bildiğimiz bir anlamda devlet olmadığı cevabı en mantıklı cevap olarak ortaya çıkıyor.

Etiketlendi:, , ,

www.ozelburoistihhbarat.com

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: