DERİN DEVLET DOSYASI /// NAZIM ALPMAN : Emekli işkenceciler ve Mehmet Ağar


İri yarı bir adamdı. Amerikan güreşçilerine benziyordu. Ustura ile kazınmış kafası ve dudaklarının yanından aşağıya sarkan bıyıklarıyla daha heybetli görünüyordu.

Bütün bu ürpertici görünümüne karşın çok "iyi" biriydi. Bütün hücre kapılarını aralıyor, masum bir ricada bulunuyordu:

-Bir devrimci arkadaşımıza ilaç alacağız dayanışmaya katkı yapabilir misiniz?

Bazen de "özel partiler" düzenliyordu. Yine hücre kapılarını aralayıp soruyordu:

-Akşam ortak yemek yapacağız, katılır mısınız?

Yıl 1984’ün yaz aylarıydı. İstanbul Gayrettepe’tedi İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. Şube Müdürlüğünün eksi 6. kattaki nezarethane bölümündeki bu heybetli iyilik meleğinin esas adını kimse bilmiyor, sadece "Baba" diye hitap ediliyordu.

Baba’nın nöbet günlerinde gözaltı sanıkları için düğün bayram yerine geçiyordu. Hücrelerin kapılarını açıyor, sigara ikram ediyor, ortak yemekler düzenliyor, ilaç, dışından yemek gibi ihtiyaçları kendisi bizzat yapıyordu.

Sadece "küçük falsoları" vardı.

Topladığı paraların yüzde 10’u ile ihtiyaçları karşılıyor, geri kalanı cebine atıyordu! Ortak yemekler ise bütün katılımcılara bir kap peynirli omlet, bir kap da kendisine, yaptırıp karşılıklı yemek şeklinde oluyordu. Bir yanda 10-12 kişi diğer yanda "Baba" ve nöbet arkadaşı!

Baba’nın bir başka falsosu da hızlı soru sorma tekniğinden tamamen kendini kurtaramamış olmasıydı. Her yeni gelene sormaya başlardı:

-Adın ne?

-Ahmet.

-Nerelisin?

-Konya.

-Konya nerede?

-……….?!!

Soru sorarak herkesi duvara yaslayabiliyordu.

Emniyet Müdürlüğü’nün eksi 6. katındaki bu iyilik meleği aslında İstanbul’da nam salmış bir işkenceciymiş! Sorguya aldığı erkek sanıkların testislerini öyle bir sıkarmış ki, zavallılar ya bayılırlar ya da bilip bilmedikleri ne kadar şey varsa kurtulmak için anlatırlarmış!

Bu yüzden onun "Ta…k patlatan" gibi görkemli bir adı da varmış.

Peki 1984’ün yaz aylarında neden bu kadar "iyi" olabiliyordu?

Onu da bir başka "iyi" meslektaşı söylemişti:

-Neden olacak g.t korkusundan. İki sene sonra emekli olacak. İstiyor ki herkes onu böyle hatırlasın!

Fakat onun elinden geçmiş hiç kimse "baba"yı unutmuyordu. Çünkü unutulacak gibi değildi.

Hele iyilik diye yaptığı haraç alma işleri göz önündeyken.

Bütün işkenceciler emekliliğe böyle hazırlanırlar. Eski kötülükleri unutulsun, ellerine düştükleri onu iyi hatırlasın.

Bu da işkencecilerin kendileri için buldukları bir çözüm.

Tabii yerseniz.

Şimdi durup dururken bu işkence ustası "iyilik meleği" nereden aklıma geldi diye sorarsanız, hemen söyleyeyim. Mehmet Ağar TBMM Darbe Araştırma Komisyonu’na ifade vermiş ya:

-Solcular iyi insanlardı, eline bıçak almamışlardı, fikir insanlarıydı… gibi bir dolu güzelleme yapmış.

Hayatta hiçbir şeyi doğru söylemediği gibi bu da öyle… TKP dışında pek çok silahlı mücadeleyi benimsemiş sol örgüt vardı.

Ama Mehmet Ağar da emekliye ayrılıyor artık.

O da kendine göre bir çalışma yapmış.

Daha önce kendisine yöneltilen "kaç faili meçhulünüz var?" sorularını gururla yanıtlardı:

-1000’den fazla operasyon yaptık!

Kaç kişi öldürdüğümüzü nerden bilelim ki? cümlesinin kibar ifadesidir.

TBMM’deki son sol güzellemesi de bu yolda döşenmiş bir kilometre taşıdır:

-Bu da 1001. operasyonu!

Etiketlendi:, , , ,

www.ozelburoistihhbarat.com

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: