TURİZM DOSYASI /// Eren Caner : Amerika’dan Öğrendiğim 23 Şey


1- Trafikte birbirine makas atan, birbirini umarsızca sollamaya çalışan insanlar neredeyse hiç yok gibi. Şehir içinde genelde 30-40 km, şehir dışında da çok ıssız yerlerde max 120 km’ye izin veriliyor. Ancak o kurala uyan da hiç yok gibi. Örneğin, bomboş çöl yollarında insanlar 100-120 km’den fazlasını yapmak istiyorlar.

2- Universal Studios’a mutlaka gitmelisin. Ancak hafta içi daha boş oluyormuş. Sabah erkenden gidip akşam 8’e kadar bir günde tamamlayabilirsin. Bir de yoğunluk olduğunda asla Double Ride/Group Ride’da yani birden çok kişili alanlarda bekleme, hemen single ride’a geç. Çünkü diğerine 30-35 dk. beklemen gerekirken single ride’a yine 2-3 kişi giderek birkaç dakikada olaya girebiliyorsun. Fark hakikaten bu kadar! Birinde ben 2-3 kişiyim diyorsun, diğerinde ben tek kişiyim diyorsun. Peşpeşe çat çat giriyorsun.

3- Universal Studios’ta Harry Potter, The Mummy (Mumya), Jurassic Park vb. daha bir çoğunun eğlencesi var. Ayrıca stüdyo turlarında efsane olmuş birçok filmin çekildiği yerlerden geçiyorsun. Ayrıca adamlar bir yerde canlı canlı yağmur yağdırıp şimşek çaktırıp sel bastırıyorlar gözünün önünde. Üstelik bunu günde en az bir 15 defa yapıyorlar. Stüdyo turunda bir anda Hızlı ve Öfkeli filminin içinde, bir anda King Kong ile T-Rex’in kavgası içinde buluveriyorsun kendini. Bindiğin araba giderken bir anda yanında VR teknolojisi ile bu aksiyonlar oluyor ve tabii araba da çok sallanıyor, sağa sola çarpıyor vs. Meşhur Bates Motel’in önünden geçiyorsun. Geleceğe Dönüş’te, The Flinstones (Taş Devri)’nde kullanılan arabaların önünden geçiyorsun. O anlardan birkaç video paylaşayım.🙂

4- Kısacası adamlar önce mesela Harry Potter’ı sinemalara sürüyorlar. Fan kitleleri oluşturuyorlar. Ondan sonra anlattıkları bu hikayeyi Universal Studios gibi tema parklarında, Walk of Fame gibi ünlülerin ellerini, ayaklarını iz olarak bıraktığı yerlerde farklı farklı şekilde anlatıyorlar, satıyorlar. Dostum buna da pazarlamanın kalbi deniyor!

5- Nokia HereWeGo app’inin offline map’inin değerini birkez daha anladım. Yurtdışında uçak modunda internetsiz şekilde yolumuzu bulmak, istediğimiz markete, mağazaya, restaurant’a direkt gitmek için mükemmel.

6- UBER harikulade. Los Angeles’ta metro fiyatına, iki kişi 3-4 dolara UBER ile yolculuk ettik. Üstelik araba saniyesinde geldi ve şoför de çok yardımseverdi.

7- ABD’de nakit para pek önemli olmuyor. Hemen her yerde kredi kartı geçerken, bazı otoparklar nakit para bile kabul etmiyor!

8- Kıbrıs’taki otellere gittiysen, öve öve bitiremedikleri Las Vegas’taki oteller öyle büyüleyici gelmiyor. Fakat en güzel, 5 yıldızlı otellerde geceliği çift kişi 70-80 tl’den kalabiliyorsun. Ekstra ekstra ucuz çünkü oteller parayı konaklamadan değil, kumardan kazanıyor.

9- Booking’den otel, priceline.com’dan ya da başka bir yerden araba kiralıyorsan yazan net rakamların estimated, yani tahmini olduğunu bil. Genellikle gittiğinde ekstra tax vb. çıkıyor.

10- Türkiye’de evinin yakınından işlek cadde, metro vb. varsa evin değeri artarken ABD’de bu şartlarda evin değeri düşüyor. Çünkü şehirler küçük bir alana değil de daha geniş alanlara planlı olarak dağıtıldığından ulaşım sorunu olmuyor. Bu da metroları vb. önemsiz kıldığından insanlar sakin yerleri tercih ediyor. Bunu, San Diego’da ev alım satım işleri yapan yakın bir arkadaşım söylediğinde çok şaşırmıştım.

11- Los Angeles gibi nüfusu İstanbul’a bir miktar yakın olup dağıldığı alan çok daha geniş olan bir şehirde bile binalar downtown’a vb. inmezseniz çok yüksek değil. Genelde 2-3 katlı binalar var. Bu da insana sıkışmışlık duygusu vermiyor, tam aksi gezerken bulutları vb. rahat görebildiğiniz için ferah hissettiriyor, İstanbul’un tam aksine.

12- ABD’de araba kiralamak çok güzel. Fakat Los Angeles, New York gibi şehir merkezlerini araba ile keşfetmek pek akıl karı değil. Zira park ücretleri 15-20 dolar gibi. Yani “Burası güzelmiş, 15 dk. arabadan inip biraz gezeyim.” dediğinde ödeyeceğin park ücreti 50-60 tl’yi buluyor. Free parking yerleri de var. Kırmızı şeritli yerlere nolursa olsun parketmek yasak. Çoğu yerde, 3 hours parking available, no parking at anytime, no parking between Mon – Tue gibi levhalar var. Nette Los Angeles’ta araba kiralamak en önemli şey, yoksa gezilemez gibi bilgi furyasının tersine Quora’dan sorarak ve araba kiralamadık. Gittiğimiz hemen her yerde kullandığımız, hop-on, hop-off üstü açık otobüsleri tercih ettik. İyi de öyle yapmışız.

13- Arizona çok rüzgarlı. Oralarda arabayı çöl rüzgarları çok kuvvetli sallıyor. Dikkatli gitmekte fayda var. Benzini menzini hep full tutmaya çalış, çünkü bazen oluyor ki 100km hiç benzinlik göremediğin oluyor ama genel anlamda rahat bulunabiliyor benzinlikler.

14- Grand Canyon’a aralıksız 7-8 saatlik bir araba yolculuğu ile gece vardığımızda zifiri karanlık bir atmosferle ve muazzam bir hava ile karşılaştık. Elbette o muazzem hava Türkiye’de de benzer yerlerde vardır. Fakat tahminimizden çok daha büyük bir yer. Sağdan soldan geyik türevi hayvanlar çıkıveriyor. Sabah bazı yerlerde sis vardı. Sis olunca görüş açın daralıyor ama çok efsane oluyor. Geldiğimizde hava kararmıştı ve girişinde arabadan inip görevlinin yanına gittim bir şey sormaya, beni uyardı ve hemen arabanıza binin, arabasız gezmek bu saatte buralarda çok tehlikeli dedi.

15- San Diego ise deniz kum güneş bir yer. San Diego’da da ve aslında gördüğüm kadarıyla Downtown’ları saymazsak ABD’nin genelinde insanları bir yerde istifleyen apartman kültürü yok, ne güzeldir ki. O yüzden sokakta gezerken, binalardan boğulmuyorsun, gökyüzünü rahat rahat görüyorsun. Bu, insana olumlu bir enerji de veriyor kuşkusuz.

16- Maalesef, ABD’nin gördüğüm çoğu yerinde bisiklet yolları dostlar alışverişte görsün tarzında ama bize göre yine çok çok iyi, Avrupa’ya göre çok çok geride.

17- Hastaneler pahalı. Özellikle aciller. Los Angeles’ta araba kiralarken eşim parmağımı kapıya sıkıştırdı ve kan içinde kaldım ve bir de olayın olduğu yerdeki güvenlik görevlilerin bunaltıcı sorularına maruz kaldım. Bununla da bitmedi rent a car çalışanları kendilerini güvenceye almak için bir ton belge imzalattılar. Belgeleri bitince hemen hastaneye koştum. Tam 3 saat ilgilendiler, parmağımın filmini falan çektiler sonrası malum, pansuman falan.

18- Benzin ucuz. 25 dolara depoyu full dolduruyorum. Kendi çapımda bir oturuşta max. sürüş rekorumu kırdım. Aralıksız 12 saat sürerek 1000 km yaptım. Totalde de 2000 km civarı yaptık.

19- 99 centçi büyük marketler var şehir dışı bölgelerde. Birçok yerde görünce bir girelim bakalım dedim. Gidersen mutlaka uğra, şehir merkezinde 3-4 dolara aldığın soslar, meyve suları burada 99 cent. Çok da fazla çeşit var. Biz bol bol ranch ve barbekü sos aldık mesela.

20- Filmlerde at üstünde gördüğümüz kovboyvari kişileri görmek istiyorsan, ABD’nin iç bölgelerine gitmen gerek. Mesela Arizona’da ben gördüm. Üzerimde de Jack Daniels’ın t-shirt’ü vardı. At üstünde döndü bana, I like your t-shirt. Jack Daniels forever dedi.🙂

21- San Diego’ya Grand Canyon’dan LA yolu üzerinden geri dönerek değil; Phoenix üzerinden ve Meksika sınırının dibinden geçerek gittik. Özellikle Yuma diye Arizona’ya bağlı eyaletten geçerken yollar iyice daraldı. Bir de karanlık oldu. Yollarda da yeterince aydınlatma yok zor geldik. Bir de USA askeri durdurdu arabamızı. Border Protection’mış. USA vatandaşı olup olmadığımızı sordu. Arabamıza şöyle bir göz attı ve ilerleyin dedi. Yuma’dan San Diego’ya arabayla gece vakti gitmek çalışmalardan dolayı bazen 1 araba enine kadar aşırı daralan yollar, yetersiz aydınlatma ile bayağı zor oldu ama tabii genel olarak USA’de geniş ve ferah yollar var hemen her yerde.

22- Los Angeles hiç tekin değil, dikkat edin vs. dediler ama bize göre San Francisco’ya göre çok daha tekin geldi. Tabii LA’de geceleri helikopter sesleri ve ambulans, itfaiye sesleri hiç ama hiç eksik olmuyor. Bu da insanları böyle düşündürtmüş olabilir.

23- Lanet olsun.🙂 Arabalar burada da çok ucuz. Türkiye’de 80.000-90.000 TL’lik arabaları burada 5.000-6.000 dolara alabiliyorsun. Burada işine ve tecrübene de göre bu ortalama bir maaş ediyor. Satın alma gücü işte böyle bir şey.

Etiketlendi:, ,

www.ozelburoistihhbarat.com

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

Fight "Gang Stalking"

Expose illegal stalking by corrupt law enforcement personnel

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

%d blogcu bunu beğendi: